<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet href="/stylesheet.xsl" type="text/xsl"?>
<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" xmlns:podcast="https://podcastindex.org/namespace/1.0">
  <channel>
    <atom:link rel="self" type="application/rss+xml" href="https://feeds.transistor.fm/sanat-uzun-ilham-sonsuz" title="MP3 Audio"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <podcast:podping usesPodping="true"/>
    <title>Sanat Uzun, İlham Sonsuz</title>
    <generator>Transistor (https://transistor.fm)</generator>
    <itunes:new-feed-url>https://feeds.transistor.fm/sanat-uzun-ilham-sonsuz</itunes:new-feed-url>
    <description>Sanat üzerine psikolojik sohbetler...

"Sanat ve psikoloji odaklı programımızda, insan neden sanat yapar, sanat biz izleyenlere neler hissettirir, sanatçının yaratı sürecindeki psikolojisi ve psikopatolojisi gibi konular üzerinde konuşuyoruz. Bu arada Shakespeare’den Frida Kahlo’ya, Tezer Özlü’den Art Brut’e ilgimizi çeken ve sizlerin de ilginizi çekeceğini umduğumuz konulara değiniyoruz."</description>
    <copyright>Apaçık Radyo</copyright>
    <podcast:guid>15301c1c-f40e-5514-b450-8f18d1ad86f7</podcast:guid>
    <podcast:locked>yes</podcast:locked>
    <language>tr</language>
    <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:42:11 +0300</pubDate>
    <lastBuildDate>Sat, 09 May 2026 14:43:04 +0300</lastBuildDate>
    <link>https://apacikradyo.com.tr/</link>
    <image>
      <url>https://img.transistorcdn.com/hk5hVUcYa48x6_Wy1BkVSGr7xgQrQDR1qZjKcA3FYF8/rs:fill:0:0:1/w:1400/h:1400/q:60/mb:500000/aHR0cHM6Ly9pbWct/dXBsb2FkLXByb2R1/Y3Rpb24udHJhbnNp/c3Rvci5mbS9zaG93/LzQ5NzgyLzE3MDgw/OTU1ODctYXJ0d29y/ay5qcGc.jpg</url>
      <title>Sanat Uzun, İlham Sonsuz</title>
      <link>https://apacikradyo.com.tr/</link>
    </image>
    <itunes:category text="Science"/>
    <itunes:category text="Society &amp; Culture"/>
    <itunes:type>episodic</itunes:type>
    <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
    <itunes:image href="https://img.transistorcdn.com/hk5hVUcYa48x6_Wy1BkVSGr7xgQrQDR1qZjKcA3FYF8/rs:fill:0:0:1/w:1400/h:1400/q:60/mb:500000/aHR0cHM6Ly9pbWct/dXBsb2FkLXByb2R1/Y3Rpb24udHJhbnNp/c3Rvci5mbS9zaG93/LzQ5NzgyLzE3MDgw/OTU1ODctYXJ0d29y/ay5qcGc.jpg"/>
    <itunes:summary>Sanat üzerine psikolojik sohbetler...

"Sanat ve psikoloji odaklı programımızda, insan neden sanat yapar, sanat biz izleyenlere neler hissettirir, sanatçının yaratı sürecindeki psikolojisi ve psikopatolojisi gibi konular üzerinde konuşuyoruz. Bu arada Shakespeare’den Frida Kahlo’ya, Tezer Özlü’den Art Brut’e ilgimizi çeken ve sizlerin de ilginizi çekeceğini umduğumuz konulara değiniyoruz."</itunes:summary>
    <itunes:subtitle>Sanat üzerine psikolojik sohbetler...</itunes:subtitle>
    <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
    <itunes:owner>
      <itunes:name>Apaçık Radyo</itunes:name>
      <itunes:email>acikradyobilgi@gmail.com</itunes:email>
    </itunes:owner>
    <itunes:complete>No</itunes:complete>
    <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    <item>
      <title>Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı?</title>
      <itunes:episode>39</itunes:episode>
      <podcast:episode>39</podcast:episode>
      <itunes:title>Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">2747d22c-f11d-40cb-a370-ae985052c53d</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/0b1e6a55</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Distopyaların karanlık dünyasına dalıyor, Orwell'in <em>1984</em>'ünden başlayarak totaliter rejimlerin dil üzerinden düşünce kontrolünü, Huxley'nin <em>Cesur Yeni Dünya</em>'sında mutluluk ilacı "soma" ile görünmeyen zincirleri, Atwood'un <em>Damızlık Kızın Öyküsü</em>'nde kadın bedeninin üreme aracına indirgenmesini konuşuyoruz. Ayrıca distopik temaların sinemadaki yansımalarına bakıp, yaşlı nüfusun yok edilmesi, tüketimin din haline gelmesi, kadınların doğurganlığı üzerindeki devlet kontrolü gibi konular ele alınıyor. Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı ve aslında uyarıcı kabuslar mı sorularına cevap arıyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Distopyaların karanlık dünyasına dalıyor, Orwell'in <em>1984</em>'ünden başlayarak totaliter rejimlerin dil üzerinden düşünce kontrolünü, Huxley'nin <em>Cesur Yeni Dünya</em>'sında mutluluk ilacı "soma" ile görünmeyen zincirleri, Atwood'un <em>Damızlık Kızın Öyküsü</em>'nde kadın bedeninin üreme aracına indirgenmesini konuşuyoruz. Ayrıca distopik temaların sinemadaki yansımalarına bakıp, yaşlı nüfusun yok edilmesi, tüketimin din haline gelmesi, kadınların doğurganlığı üzerindeki devlet kontrolü gibi konular ele alınıyor. Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı ve aslında uyarıcı kabuslar mı sorularına cevap arıyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:42:11 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/0b1e6a55/918695a5.mp3" length="40525302" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2530</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Distopyaların karanlık dünyasına dalıyor, Orwell'in <em>1984</em>'ünden başlayarak totaliter rejimlerin dil üzerinden düşünce kontrolünü, Huxley'nin <em>Cesur Yeni Dünya</em>'sında mutluluk ilacı "soma" ile görünmeyen zincirleri, Atwood'un <em>Damızlık Kızın Öyküsü</em>'nde kadın bedeninin üreme aracına indirgenmesini konuşuyoruz. Ayrıca distopik temaların sinemadaki yansımalarına bakıp, yaşlı nüfusun yok edilmesi, tüketimin din haline gelmesi, kadınların doğurganlığı üzerindeki devlet kontrolü gibi konular ele alınıyor. Distopyalar içinde yaşanan zamanın kaygılarını yansıtan aynalar mı ve aslında uyarıcı kabuslar mı sorularına cevap arıyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Ütopya–Distopya Arasında: Herland, Gattaca ve Sanatta Umut</title>
      <itunes:episode>38</itunes:episode>
      <podcast:episode>38</podcast:episode>
      <itunes:title>Ütopya–Distopya Arasında: Herland, Gattaca ve Sanatta Umut</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">46498dd6-9d19-476f-896e-318259205730</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/8e1bffa5</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Bu kez sanatçıların gözünden ütopya ve distopyayı: "Herland" ve "Gattaca" ile ressam Leonora Carrington ve Emel Şahinkaya'nın şiddet ve huzur gerilimini konuşuyoruz. </p><p>Björk'ün içsel ütopyası, Italo Calvino'nun görünmez kentleri her zamanki gibi Türkiye'den akademik çalışmalar, Kemal Kurkut'un trajik hikayesinden öjeni temasının sinema ve edebiyattaki yansımalarına kadar geniş bir yelpazede, ütopyanın distopyaya dönüşüm anları  ve sanatçıların bu gerilimde nasıl umut yarattıklarını keşfediyoruz. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bu kez sanatçıların gözünden ütopya ve distopyayı: "Herland" ve "Gattaca" ile ressam Leonora Carrington ve Emel Şahinkaya'nın şiddet ve huzur gerilimini konuşuyoruz. </p><p>Björk'ün içsel ütopyası, Italo Calvino'nun görünmez kentleri her zamanki gibi Türkiye'den akademik çalışmalar, Kemal Kurkut'un trajik hikayesinden öjeni temasının sinema ve edebiyattaki yansımalarına kadar geniş bir yelpazede, ütopyanın distopyaya dönüşüm anları  ve sanatçıların bu gerilimde nasıl umut yarattıklarını keşfediyoruz. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:46:13 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/8e1bffa5/ba120f99.mp3" length="35739360" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2231</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Bu kez sanatçıların gözünden ütopya ve distopyayı: "Herland" ve "Gattaca" ile ressam Leonora Carrington ve Emel Şahinkaya'nın şiddet ve huzur gerilimini konuşuyoruz. </p><p>Björk'ün içsel ütopyası, Italo Calvino'nun görünmez kentleri her zamanki gibi Türkiye'den akademik çalışmalar, Kemal Kurkut'un trajik hikayesinden öjeni temasının sinema ve edebiyattaki yansımalarına kadar geniş bir yelpazede, ütopyanın distopyaya dönüşüm anları  ve sanatçıların bu gerilimde nasıl umut yarattıklarını keşfediyoruz. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Ütopya ve distopya kavramlarının edebiyat tarihindeki gelişimi</title>
      <itunes:episode>37</itunes:episode>
      <podcast:episode>37</podcast:episode>
      <itunes:title>Ütopya ve distopya kavramlarının edebiyat tarihindeki gelişimi</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">af90e303-5c0e-4276-86bf-4df3317098e2</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/88a7e433</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Ütopya ve distopya kavramlarının edebiyat tarihindeki gelişimini, Thomas More'un <em>Utopia</em>'sından başlayarak, "olmayan yer" kavramının nasıl "ideal toplum tasarımı" haline geldiğini tartışıyoruz. </p><p><em>Nutopia, Neverland, Teneke Trampet, Güneş Ülkesi</em> ile yazarlar Zamyatin, Orwell, Huxley'i ve Ishiguro konu alarak; Francis Galton'ın öjeni projesinden Nazi kısırlaştırma programlarına, tıbbın kontrol aracına dönüşmesi ve her ütopyanın uygulandığında distopyaya dönüşme riskini vurguluyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Ütopya ve distopya kavramlarının edebiyat tarihindeki gelişimini, Thomas More'un <em>Utopia</em>'sından başlayarak, "olmayan yer" kavramının nasıl "ideal toplum tasarımı" haline geldiğini tartışıyoruz. </p><p><em>Nutopia, Neverland, Teneke Trampet, Güneş Ülkesi</em> ile yazarlar Zamyatin, Orwell, Huxley'i ve Ishiguro konu alarak; Francis Galton'ın öjeni projesinden Nazi kısırlaştırma programlarına, tıbbın kontrol aracına dönüşmesi ve her ütopyanın uygulandığında distopyaya dönüşme riskini vurguluyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 20:54:59 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/88a7e433/e1112d97.mp3" length="43097122" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2691</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Ütopya ve distopya kavramlarının edebiyat tarihindeki gelişimini, Thomas More'un <em>Utopia</em>'sından başlayarak, "olmayan yer" kavramının nasıl "ideal toplum tasarımı" haline geldiğini tartışıyoruz. </p><p><em>Nutopia, Neverland, Teneke Trampet, Güneş Ülkesi</em> ile yazarlar Zamyatin, Orwell, Huxley'i ve Ishiguro konu alarak; Francis Galton'ın öjeni projesinden Nazi kısırlaştırma programlarına, tıbbın kontrol aracına dönüşmesi ve her ütopyanın uygulandığında distopyaya dönüşme riskini vurguluyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat ne içindir? İnsan neden sanat yapar?</title>
      <itunes:episode>5</itunes:episode>
      <podcast:episode>5</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat ne içindir? İnsan neden sanat yapar?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">39339a8c-4a02-462c-939c-d9435adc7b80</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/18765832</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>25 Nisan 2016 tarihli programda “Sanat neler hissettirir? Sanat ne içindir, neden sanat yaparız?” sorularına yanıt aramaya çalışarak sanatçının yaratıcı özne olarak ruh hali, varsa rahatsızlıkları, yaratma sürecinin özelliklerini konuşuyoruz. Sokak sanatı, özellikle de Banksy’den geriye giderek prehistorik resimler sanat mıdır? sorusunu tartışıyor ve sanatın kökeninin nereye kadar gittiğini anlamaya çalışıyoruz. Yaratma anı, sanatçının yaratma anında hissettikleri: Melody Gardot, Çaykovski, Mozart vd…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>25 Nisan 2016 tarihli programda “Sanat neler hissettirir? Sanat ne içindir, neden sanat yaparız?” sorularına yanıt aramaya çalışarak sanatçının yaratıcı özne olarak ruh hali, varsa rahatsızlıkları, yaratma sürecinin özelliklerini konuşuyoruz. Sokak sanatı, özellikle de Banksy’den geriye giderek prehistorik resimler sanat mıdır? sorusunu tartışıyor ve sanatın kökeninin nereye kadar gittiğini anlamaya çalışıyoruz. Yaratma anı, sanatçının yaratma anında hissettikleri: Melody Gardot, Çaykovski, Mozart vd…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 13:14:25 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/18765832/a4cc1c72.mp3" length="41883804" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2616</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>25 Nisan 2016 tarihli programda “Sanat neler hissettirir? Sanat ne içindir, neden sanat yaparız?” sorularına yanıt aramaya çalışarak sanatçının yaratıcı özne olarak ruh hali, varsa rahatsızlıkları, yaratma sürecinin özelliklerini konuşuyoruz. Sokak sanatı, özellikle de Banksy’den geriye giderek prehistorik resimler sanat mıdır? sorusunu tartışıyor ve sanatın kökeninin nereye kadar gittiğini anlamaya çalışıyoruz. Yaratma anı, sanatçının yaratma anında hissettikleri: Melody Gardot, Çaykovski, Mozart vd…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>İtaatin Estetiği: Totaliter Rejimlerin Görünmeyen Tasarımı</title>
      <itunes:episode>36</itunes:episode>
      <podcast:episode>36</podcast:episode>
      <itunes:title>İtaatin Estetiği: Totaliter Rejimlerin Görünmeyen Tasarımı</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">1ab31851-b049-452f-843c-e0604ca6198b</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/92c3193c</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>"Neden otoriter rejimler hep tek tip insan ister?" sorusundan yola çıkarak, totaliter sistemlerin birey üzerindeki kontrol mekanizmalarını sanat, edebiyat ve tarih üzerinden inceliyoruz. </p><p>Orwell'in <em>Hayvan Çiftliği</em>'ndeki sorgulamayan sadık Boxer'dan, Kırgız efsanesindeki hafızası silinen köle Mankurt'a; <em>Star Trek</em> evreninin kolektif zihne bağlı Borg'larından, beyin yıkamayla suikastçıya dönüştürülen <em>Mançuryalı Aday</em>'a kadar uzanan örneklerle, bireyin nasıl silinip "tek tip vatandaş" kalıbına sokulduğunu tartışıyoruz. Nazi Almanyası'nın "dejenere sanat" damgası vurduğu modern akımlara karşı Otto Dix'in savaşın bedeli olarak  verdiği eleştirel yanıtı ele alıyoruz ve sonuçta tüm totaliter sistemlerin ortak hayalinin—düşünmeyen, sorgulamayan, itaat eden insan—ve bunun sanat, hafıza ve dikkat pratiğiyle nasıl aşılabileceğini konuşuyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>"Neden otoriter rejimler hep tek tip insan ister?" sorusundan yola çıkarak, totaliter sistemlerin birey üzerindeki kontrol mekanizmalarını sanat, edebiyat ve tarih üzerinden inceliyoruz. </p><p>Orwell'in <em>Hayvan Çiftliği</em>'ndeki sorgulamayan sadık Boxer'dan, Kırgız efsanesindeki hafızası silinen köle Mankurt'a; <em>Star Trek</em> evreninin kolektif zihne bağlı Borg'larından, beyin yıkamayla suikastçıya dönüştürülen <em>Mançuryalı Aday</em>'a kadar uzanan örneklerle, bireyin nasıl silinip "tek tip vatandaş" kalıbına sokulduğunu tartışıyoruz. Nazi Almanyası'nın "dejenere sanat" damgası vurduğu modern akımlara karşı Otto Dix'in savaşın bedeli olarak  verdiği eleştirel yanıtı ele alıyoruz ve sonuçta tüm totaliter sistemlerin ortak hayalinin—düşünmeyen, sorgulamayan, itaat eden insan—ve bunun sanat, hafıza ve dikkat pratiğiyle nasıl aşılabileceğini konuşuyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:20:02 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/92c3193c/bdc52b51.mp3" length="36555236" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2282</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>"Neden otoriter rejimler hep tek tip insan ister?" sorusundan yola çıkarak, totaliter sistemlerin birey üzerindeki kontrol mekanizmalarını sanat, edebiyat ve tarih üzerinden inceliyoruz. </p><p>Orwell'in <em>Hayvan Çiftliği</em>'ndeki sorgulamayan sadık Boxer'dan, Kırgız efsanesindeki hafızası silinen köle Mankurt'a; <em>Star Trek</em> evreninin kolektif zihne bağlı Borg'larından, beyin yıkamayla suikastçıya dönüştürülen <em>Mançuryalı Aday</em>'a kadar uzanan örneklerle, bireyin nasıl silinip "tek tip vatandaş" kalıbına sokulduğunu tartışıyoruz. Nazi Almanyası'nın "dejenere sanat" damgası vurduğu modern akımlara karşı Otto Dix'in savaşın bedeli olarak  verdiği eleştirel yanıtı ele alıyoruz ve sonuçta tüm totaliter sistemlerin ortak hayalinin—düşünmeyen, sorgulamayan, itaat eden insan—ve bunun sanat, hafıza ve dikkat pratiğiyle nasıl aşılabileceğini konuşuyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat Uzun, İlham Sonsuz: 23. Radyo Şenliği</title>
      <itunes:episode>35</itunes:episode>
      <podcast:episode>35</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat Uzun, İlham Sonsuz: 23. Radyo Şenliği</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">3eeb5add-87c2-41b4-af88-6d70448efd6b</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/e8c09b6f</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Apaçık Radyo programcıları Şenol Ayla ve Timuçin Oral’ın konuk olduğu 23. Radyo Şenliği canlı yayınında, <em>Sanat Uzun, İlham Sonsuz</em> programı üzerinden yıllar sonra dönüşün heyecanı, sanat ve psikoloji ekseninde süren üretim ve dinleyiciyle kurulan güçlü bağ öne çıkarken; Apaçık Radyo’nun birlikte düşünen, sorgulayan ve dayanışmayla anlam bulan bir ses alanı olduğu vurgulanıyor. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Apaçık Radyo programcıları Şenol Ayla ve Timuçin Oral’ın konuk olduğu 23. Radyo Şenliği canlı yayınında, <em>Sanat Uzun, İlham Sonsuz</em> programı üzerinden yıllar sonra dönüşün heyecanı, sanat ve psikoloji ekseninde süren üretim ve dinleyiciyle kurulan güçlü bağ öne çıkarken; Apaçık Radyo’nun birlikte düşünen, sorgulayan ve dayanışmayla anlam bulan bir ses alanı olduğu vurgulanıyor. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:58:49 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/e8c09b6f/766c87e8.mp3" length="22263201" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>1389</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Apaçık Radyo programcıları Şenol Ayla ve Timuçin Oral’ın konuk olduğu 23. Radyo Şenliği canlı yayınında, <em>Sanat Uzun, İlham Sonsuz</em> programı üzerinden yıllar sonra dönüşün heyecanı, sanat ve psikoloji ekseninde süren üretim ve dinleyiciyle kurulan güçlü bağ öne çıkarken; Apaçık Radyo’nun birlikte düşünen, sorgulayan ve dayanışmayla anlam bulan bir ses alanı olduğu vurgulanıyor. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Şişmiş Benlik Çağında Kötülüğün Sıradanlığı ve İyiliğin Egemenliği</title>
      <itunes:episode>34</itunes:episode>
      <podcast:episode>34</podcast:episode>
      <itunes:title>Şişmiş Benlik Çağında Kötülüğün Sıradanlığı ve İyiliğin Egemenliği</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">1ac75bcf-1658-4cf5-9359-088b8c47cf5d</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/84a3f250</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>“Kötülüğün Sıradanlığı” karşısında “İyiliğin Egemenliği” kavramını karşılaştırarak, çağımızın "şişmiş benliği" ve sonuçlarını konuşuyoruz. Iris Murdoch, Arendt, Orwell’in <em>Hayvan Çiftliği</em> üzerinden “tek tip insan” üretme arzusunun gerekçeleri, Bansky’nin 2013 yapımı "Kötülüğün Sıradanlığının Sıradanlığı" ile "Twin Towers" eserleri ile <em>Katiller, Sanatçılar ve Teröristler</em> adlı kitaptan “Ground Zero” öyküsüyle acının gösteri ve tüketim nesnesi haline gelişini tartışıyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>“Kötülüğün Sıradanlığı” karşısında “İyiliğin Egemenliği” kavramını karşılaştırarak, çağımızın "şişmiş benliği" ve sonuçlarını konuşuyoruz. Iris Murdoch, Arendt, Orwell’in <em>Hayvan Çiftliği</em> üzerinden “tek tip insan” üretme arzusunun gerekçeleri, Bansky’nin 2013 yapımı "Kötülüğün Sıradanlığının Sıradanlığı" ile "Twin Towers" eserleri ile <em>Katiller, Sanatçılar ve Teröristler</em> adlı kitaptan “Ground Zero” öyküsüyle acının gösteri ve tüketim nesnesi haline gelişini tartışıyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 11:41:32 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/84a3f250/c82d2a5d.mp3" length="35470088" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2215</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>“Kötülüğün Sıradanlığı” karşısında “İyiliğin Egemenliği” kavramını karşılaştırarak, çağımızın "şişmiş benliği" ve sonuçlarını konuşuyoruz. Iris Murdoch, Arendt, Orwell’in <em>Hayvan Çiftliği</em> üzerinden “tek tip insan” üretme arzusunun gerekçeleri, Bansky’nin 2013 yapımı "Kötülüğün Sıradanlığının Sıradanlığı" ile "Twin Towers" eserleri ile <em>Katiller, Sanatçılar ve Teröristler</em> adlı kitaptan “Ground Zero” öyküsüyle acının gösteri ve tüketim nesnesi haline gelişini tartışıyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Kutlamanın Gölgesi: Neşe, Gerilim ve Sanatta Şölenin İki Yüzü</title>
      <itunes:episode>33</itunes:episode>
      <podcast:episode>33</podcast:episode>
      <itunes:title>Kutlamanın Gölgesi: Neşe, Gerilim ve Sanatta Şölenin İki Yüzü</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">4b1c4a7a-0b16-45ec-9152-f402b04215b6</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/24caeebf</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Bayramlarda yaşanan “sıkıştırılmış, konsantre sosyalleşme” sırasında Tolstoy’un Anna Karenina alıntısını hatırlıyoruz: ”Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Kutlamalar ve şölenler olumlu etki yapsa da, bazıları için olumsuz olabiliyor. Toplumun üçte birinden fazlası bu dönemlerde daha stresli olduğunu söylüyor.</p><p>Sanatta kutlamalar törenler çok eski zamanlardan beri var. Lascaux Mağarası’ndan söz etmesek olmaz, orada ataların ataları kutlama törenleri resmetmişler. Ama kutlama neşe mutluluk deyince hemen akla gelen Renoir’ın “Teknede Öğle Yemeği Daveti” resmi üzerinden Amelie filmini, onun çağrışımıyla da “Başkalarının Hayatı” filmini konuşuyoruz. Bu film vesilesiyle de Lenin’in "muhteşem, insanüstü bir müzik" olarak övdüğü ve “onu fazla dinlersem devrimi bitiremem” dediği parçaya bakıyoruz. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bayramlarda yaşanan “sıkıştırılmış, konsantre sosyalleşme” sırasında Tolstoy’un Anna Karenina alıntısını hatırlıyoruz: ”Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Kutlamalar ve şölenler olumlu etki yapsa da, bazıları için olumsuz olabiliyor. Toplumun üçte birinden fazlası bu dönemlerde daha stresli olduğunu söylüyor.</p><p>Sanatta kutlamalar törenler çok eski zamanlardan beri var. Lascaux Mağarası’ndan söz etmesek olmaz, orada ataların ataları kutlama törenleri resmetmişler. Ama kutlama neşe mutluluk deyince hemen akla gelen Renoir’ın “Teknede Öğle Yemeği Daveti” resmi üzerinden Amelie filmini, onun çağrışımıyla da “Başkalarının Hayatı” filmini konuşuyoruz. Bu film vesilesiyle de Lenin’in "muhteşem, insanüstü bir müzik" olarak övdüğü ve “onu fazla dinlersem devrimi bitiremem” dediği parçaya bakıyoruz. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:09:07 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/24caeebf/15ab3516.mp3" length="34162526" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2133</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Bayramlarda yaşanan “sıkıştırılmış, konsantre sosyalleşme” sırasında Tolstoy’un Anna Karenina alıntısını hatırlıyoruz: ”Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” Kutlamalar ve şölenler olumlu etki yapsa da, bazıları için olumsuz olabiliyor. Toplumun üçte birinden fazlası bu dönemlerde daha stresli olduğunu söylüyor.</p><p>Sanatta kutlamalar törenler çok eski zamanlardan beri var. Lascaux Mağarası’ndan söz etmesek olmaz, orada ataların ataları kutlama törenleri resmetmişler. Ama kutlama neşe mutluluk deyince hemen akla gelen Renoir’ın “Teknede Öğle Yemeği Daveti” resmi üzerinden Amelie filmini, onun çağrışımıyla da “Başkalarının Hayatı” filmini konuşuyoruz. Bu film vesilesiyle de Lenin’in "muhteşem, insanüstü bir müzik" olarak övdüğü ve “onu fazla dinlersem devrimi bitiremem” dediği parçaya bakıyoruz. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat Dallarında Anlatılan Tıp, Hastalık, Şifa ve Doktor Temaları</title>
      <itunes:episode>32</itunes:episode>
      <podcast:episode>32</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat Dallarında Anlatılan Tıp, Hastalık, Şifa ve Doktor Temaları</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">2deb61fb-5ee2-4aa4-879b-a94aea0b8e98</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/22fa3935</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>14 Mart tıp bayramı vesilesiyle Bulgakov'dan Çehov'a, Cenab Şahabettin'den Behçet Aysan'a hekim sanatçılar, çeşitli sanat dallarında anlatılan tıp, hastalık, şifa ve doktor temalarını konuşuyoruz - Büyük İskender'in hekimi de var, Van Gogh'un doktoru da, Kafka'nın  köy hekiminin başına gelenler de... Edebiyatta ve sanatta neden kadın hekim tasviri yok sorusuyla da bitiriyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>14 Mart tıp bayramı vesilesiyle Bulgakov'dan Çehov'a, Cenab Şahabettin'den Behçet Aysan'a hekim sanatçılar, çeşitli sanat dallarında anlatılan tıp, hastalık, şifa ve doktor temalarını konuşuyoruz - Büyük İskender'in hekimi de var, Van Gogh'un doktoru da, Kafka'nın  köy hekiminin başına gelenler de... Edebiyatta ve sanatta neden kadın hekim tasviri yok sorusuyla da bitiriyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 11:49:42 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/22fa3935/e5642beb.mp3" length="40323864" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2518</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>14 Mart tıp bayramı vesilesiyle Bulgakov'dan Çehov'a, Cenab Şahabettin'den Behçet Aysan'a hekim sanatçılar, çeşitli sanat dallarında anlatılan tıp, hastalık, şifa ve doktor temalarını konuşuyoruz - Büyük İskender'in hekimi de var, Van Gogh'un doktoru da, Kafka'nın  köy hekiminin başına gelenler de... Edebiyatta ve sanatta neden kadın hekim tasviri yok sorusuyla da bitiriyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>'Kötülüğün Sıradanlığı' ile başa çıkabilir miyiz?</title>
      <itunes:episode>31</itunes:episode>
      <podcast:episode>31</podcast:episode>
      <itunes:title>'Kötülüğün Sıradanlığı' ile başa çıkabilir miyiz?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">09b27755-2685-4239-9525-3fb95e9406bc</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/4de33f80</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Bu hafta Kötülüğün Sıradanlığı ile başa çıkabilir miyiz sorusu ile meşgulüz. </p><p><br>Arendt'in Eichmann üzerine yazma süreci, Milgram ve Zimbardo deneyleri, Golding'in Sineklerin Tanrısı üzerinden insanların “düşünmeden” kötüleşip kötüleşmediği,  belirli grup ve liderle özdeşleşmenin sonuçları, totaliter rejimlerin nasıl dünyayı topyekûn yeniden kurgulayan, sistematik ve büyük yalanlar ürettikleri ve bunun için yapabileceklerimiz bu haftanın konuları.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bu hafta Kötülüğün Sıradanlığı ile başa çıkabilir miyiz sorusu ile meşgulüz. </p><p><br>Arendt'in Eichmann üzerine yazma süreci, Milgram ve Zimbardo deneyleri, Golding'in Sineklerin Tanrısı üzerinden insanların “düşünmeden” kötüleşip kötüleşmediği,  belirli grup ve liderle özdeşleşmenin sonuçları, totaliter rejimlerin nasıl dünyayı topyekûn yeniden kurgulayan, sistematik ve büyük yalanlar ürettikleri ve bunun için yapabileceklerimiz bu haftanın konuları.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 09 Mar 2026 12:05:37 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/4de33f80/92f9ff90.mp3" length="38698810" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2416</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Bu hafta Kötülüğün Sıradanlığı ile başa çıkabilir miyiz sorusu ile meşgulüz. </p><p><br>Arendt'in Eichmann üzerine yazma süreci, Milgram ve Zimbardo deneyleri, Golding'in Sineklerin Tanrısı üzerinden insanların “düşünmeden” kötüleşip kötüleşmediği,  belirli grup ve liderle özdeşleşmenin sonuçları, totaliter rejimlerin nasıl dünyayı topyekûn yeniden kurgulayan, sistematik ve büyük yalanlar ürettikleri ve bunun için yapabileceklerimiz bu haftanın konuları.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>“Sahip Olmak”tan “Görünmek”e</title>
      <itunes:episode>30</itunes:episode>
      <podcast:episode>30</podcast:episode>
      <itunes:title>“Sahip Olmak”tan “Görünmek”e</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">1f06e91e-26eb-48fd-b3d2-5179ee876abb</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/0b8a68b6</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Konu hakikat sonrası çağ hattı üzerinde ilerliyor ve derinleşiyor. Guy Debord'un <em>Gösteri Toplumu</em>'nda sanatçıların ve kurumların ya hakikat sonrası çağına uyum sağlaması ya da eleştirel kalıp onu ifşa etmesi, kurumların tutumu ve hepimizin en büyük derdi "beğenilme" meselesi konuşuluyor. </p><p>Eskiden Fromm’dan alıntıyla ‘olarak yapmak” ile 'yaparak olmak’ farkını konuşurduk, onlar önemliydi; sonra ‘sahip olmak’ hepsinin önüne geçti; bugünün mottosu ise ‘görünmek’ ve tabii görmek.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Konu hakikat sonrası çağ hattı üzerinde ilerliyor ve derinleşiyor. Guy Debord'un <em>Gösteri Toplumu</em>'nda sanatçıların ve kurumların ya hakikat sonrası çağına uyum sağlaması ya da eleştirel kalıp onu ifşa etmesi, kurumların tutumu ve hepimizin en büyük derdi "beğenilme" meselesi konuşuluyor. </p><p>Eskiden Fromm’dan alıntıyla ‘olarak yapmak” ile 'yaparak olmak’ farkını konuşurduk, onlar önemliydi; sonra ‘sahip olmak’ hepsinin önüne geçti; bugünün mottosu ise ‘görünmek’ ve tabii görmek.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 11:39:00 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/0b8a68b6/a34fc76c.mp3" length="30617643" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>1911</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Konu hakikat sonrası çağ hattı üzerinde ilerliyor ve derinleşiyor. Guy Debord'un <em>Gösteri Toplumu</em>'nda sanatçıların ve kurumların ya hakikat sonrası çağına uyum sağlaması ya da eleştirel kalıp onu ifşa etmesi, kurumların tutumu ve hepimizin en büyük derdi "beğenilme" meselesi konuşuluyor. </p><p>Eskiden Fromm’dan alıntıyla ‘olarak yapmak” ile 'yaparak olmak’ farkını konuşurduk, onlar önemliydi; sonra ‘sahip olmak’ hepsinin önüne geçti; bugünün mottosu ise ‘görünmek’ ve tabii görmek.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Hakikat mi Etki mi?</title>
      <itunes:episode>29</itunes:episode>
      <podcast:episode>29</podcast:episode>
      <itunes:title>Hakikat mi Etki mi?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">4f7403db-b5e0-4498-8b95-b3d496962fd1</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/367ae8da</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Hakikat sonrası çağda hakikatle ilişkimizin nasıl bulanıklaştığıbu Baudrillard’ın simülasyon kavramı, hipergerçeklik, sanat ve sinema örnekleri üzerinden konuşuyoruz. </p><p>"Duygusal olarak çok ‘gerçek’ hissettiren bir şey, nesnel olarak doğru olmasa da hayatımızda ne kadar yer tutmalı?" sorusunun yanıtı Lascaux mağarası, Rukiye Garip tabloları ve hakikat yerine “etki”yi koymanın sanatsal örneği olarak Kiarostami’nin <em>Certified Copy</em> ve Adam McKay’in <em>Don't Look Up</em> filmleri üzerinden konuşuyoruz.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Hakikat sonrası çağda hakikatle ilişkimizin nasıl bulanıklaştığıbu Baudrillard’ın simülasyon kavramı, hipergerçeklik, sanat ve sinema örnekleri üzerinden konuşuyoruz. </p><p>"Duygusal olarak çok ‘gerçek’ hissettiren bir şey, nesnel olarak doğru olmasa da hayatımızda ne kadar yer tutmalı?" sorusunun yanıtı Lascaux mağarası, Rukiye Garip tabloları ve hakikat yerine “etki”yi koymanın sanatsal örneği olarak Kiarostami’nin <em>Certified Copy</em> ve Adam McKay’in <em>Don't Look Up</em> filmleri üzerinden konuşuyoruz.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 11:38:09 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/367ae8da/22b4b9a0.mp3" length="39200371" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2448</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Hakikat sonrası çağda hakikatle ilişkimizin nasıl bulanıklaştığıbu Baudrillard’ın simülasyon kavramı, hipergerçeklik, sanat ve sinema örnekleri üzerinden konuşuyoruz. </p><p>"Duygusal olarak çok ‘gerçek’ hissettiren bir şey, nesnel olarak doğru olmasa da hayatımızda ne kadar yer tutmalı?" sorusunun yanıtı Lascaux mağarası, Rukiye Garip tabloları ve hakikat yerine “etki”yi koymanın sanatsal örneği olarak Kiarostami’nin <em>Certified Copy</em> ve Adam McKay’in <em>Don't Look Up</em> filmleri üzerinden konuşuyoruz.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Hakikat Sonrası Çağda Aşk</title>
      <itunes:episode>28</itunes:episode>
      <podcast:episode>28</podcast:episode>
      <itunes:title>Hakikat Sonrası Çağda Aşk</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">58f45a78-ea49-459a-9ade-d0193221cef0</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/7832d4c1</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>İlk programda hakikat sonrası çağdan, yalan, saçmalık ayrımından söz eden Şenol Ayla ve Timuçin Oral, bu programda "Madem takvim Sevgililer Günü’nü gösteriyor, o zaman pembe kalp programı yapmadan, biraz da aşk ve ilişkilerde hakikat meselesinden konuşmak şart oldu," diyerek kolları sıvamışlar. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İlk programda hakikat sonrası çağdan, yalan, saçmalık ayrımından söz eden Şenol Ayla ve Timuçin Oral, bu programda "Madem takvim Sevgililer Günü’nü gösteriyor, o zaman pembe kalp programı yapmadan, biraz da aşk ve ilişkilerde hakikat meselesinden konuşmak şart oldu," diyerek kolları sıvamışlar. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 19:24:30 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/7832d4c1/0986fff7.mp3" length="33191772" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2072</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>İlk programda hakikat sonrası çağdan, yalan, saçmalık ayrımından söz eden Şenol Ayla ve Timuçin Oral, bu programda "Madem takvim Sevgililer Günü’nü gösteriyor, o zaman pembe kalp programı yapmadan, biraz da aşk ve ilişkilerde hakikat meselesinden konuşmak şart oldu," diyerek kolları sıvamışlar. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat, Hakikat ve Zihin</title>
      <itunes:episode>27</itunes:episode>
      <podcast:episode>27</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat, Hakikat ve Zihin</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">32ca5165-fe11-42b3-a8bc-1509131cbc06</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/206bae8c</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>43-46. yayın dönemleri boyunca yapılan ve 7 yıllık aradan sonra yeniden radyoya dönen program yine sanat üzerine psikolojik sohbetlerle ilerleyecek. Bu hem bir kavuşma programı hem de geri döndüklerinde kendilerini buldukları hakikat sonrası çağı masaya yatırdıkları bir bölüm. </p><p>Hakikate rağmen üretilen yalan ve saçmalıklar içindeki durumumuzu Zizek’ten Yaşar Kemal’e oradan çocuk gelişimine müzikler eşliğinde konuşuyorlar. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>43-46. yayın dönemleri boyunca yapılan ve 7 yıllık aradan sonra yeniden radyoya dönen program yine sanat üzerine psikolojik sohbetlerle ilerleyecek. Bu hem bir kavuşma programı hem de geri döndüklerinde kendilerini buldukları hakikat sonrası çağı masaya yatırdıkları bir bölüm. </p><p>Hakikate rağmen üretilen yalan ve saçmalıklar içindeki durumumuzu Zizek’ten Yaşar Kemal’e oradan çocuk gelişimine müzikler eşliğinde konuşuyorlar. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Sat, 07 Feb 2026 18:48:07 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/206bae8c/71e2ab4d.mp3" length="39409124" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2461</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>43-46. yayın dönemleri boyunca yapılan ve 7 yıllık aradan sonra yeniden radyoya dönen program yine sanat üzerine psikolojik sohbetlerle ilerleyecek. Bu hem bir kavuşma programı hem de geri döndüklerinde kendilerini buldukları hakikat sonrası çağı masaya yatırdıkları bir bölüm. </p><p>Hakikate rağmen üretilen yalan ve saçmalıklar içindeki durumumuzu Zizek’ten Yaşar Kemal’e oradan çocuk gelişimine müzikler eşliğinde konuşuyorlar. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Ayrılık - veda</title>
      <itunes:episode>26</itunes:episode>
      <podcast:episode>26</podcast:episode>
      <itunes:title>Ayrılık - veda</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">fdc814a8-9d2d-403a-ad56-3653804ab5b9</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/c945b5bf</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>17 Ekim 2016 ayrılıktan ve vedalardan konuşulan son programın tarihi. Konuşma “Ayrılığı sanat haline getirmek mümkün mü?” sorusuyla başlıyor. Ephraim Kishon’un "Tarla Kuşuydu Juliet” oyununda Shakespeare’in yazdığı ölümsüz aşk hikayesini kahramanlarının bir evlilik parodisine, bulvar komedisine çevirmeleri sürpriz sonları konuşmaya yol açıyor. Bir küçük döküm ile programdan sayılar veren programcılar çeşitli itiraflarda da bulunuyorlar.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>17 Ekim 2016 ayrılıktan ve vedalardan konuşulan son programın tarihi. Konuşma “Ayrılığı sanat haline getirmek mümkün mü?” sorusuyla başlıyor. Ephraim Kishon’un "Tarla Kuşuydu Juliet” oyununda Shakespeare’in yazdığı ölümsüz aşk hikayesini kahramanlarının bir evlilik parodisine, bulvar komedisine çevirmeleri sürpriz sonları konuşmaya yol açıyor. Bir küçük döküm ile programdan sayılar veren programcılar çeşitli itiraflarda da bulunuyorlar.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:35:55 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/c945b5bf/e6f418e3.mp3" length="55905570" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3495</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>17 Ekim 2016 ayrılıktan ve vedalardan konuşulan son programın tarihi. Konuşma “Ayrılığı sanat haline getirmek mümkün mü?” sorusuyla başlıyor. Ephraim Kishon’un "Tarla Kuşuydu Juliet” oyununda Shakespeare’in yazdığı ölümsüz aşk hikayesini kahramanlarının bir evlilik parodisine, bulvar komedisine çevirmeleri sürpriz sonları konuşmaya yol açıyor. Bir küçük döküm ile programdan sayılar veren programcılar çeşitli itiraflarda da bulunuyorlar.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Aşk ve Tutku</title>
      <itunes:episode>25</itunes:episode>
      <podcast:episode>25</podcast:episode>
      <itunes:title>Aşk ve Tutku</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">354b0a09-8d24-4e2b-a65a-01d9e79286d3</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/d22f0430</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>10 Ekim 2016 tarihli programda bir önceki haftadan devamla kendisi büyük bir melankolik olan Goethe’nin "Werther'in Acıları" adlı eserinin “en büyük aşk romanlarından biri” olarak tanımlanmasıyla başlayıp oradan Murakami’nin “Bağımsız Organ Öyküsü” ne, Stephan Zweig’ın Amok Koşucusu”’undan, hiç akla gelmeyecek biri isime Evliya Çelebi’ye tutku ve obsesyon anlatılıyor 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının önemli temsilcisi Marina Abramović’in “ölümüne sanatı” ve Ulay’la fırtınalı aşkı ile konu bir sonraki programa bağlanıyor.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>10 Ekim 2016 tarihli programda bir önceki haftadan devamla kendisi büyük bir melankolik olan Goethe’nin "Werther'in Acıları" adlı eserinin “en büyük aşk romanlarından biri” olarak tanımlanmasıyla başlayıp oradan Murakami’nin “Bağımsız Organ Öyküsü” ne, Stephan Zweig’ın Amok Koşucusu”’undan, hiç akla gelmeyecek biri isime Evliya Çelebi’ye tutku ve obsesyon anlatılıyor 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının önemli temsilcisi Marina Abramović’in “ölümüne sanatı” ve Ulay’la fırtınalı aşkı ile konu bir sonraki programa bağlanıyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:35:36 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/d22f0430/e7dba41d.mp3" length="56349442" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3522</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>10 Ekim 2016 tarihli programda bir önceki haftadan devamla kendisi büyük bir melankolik olan Goethe’nin "Werther'in Acıları" adlı eserinin “en büyük aşk romanlarından biri” olarak tanımlanmasıyla başlayıp oradan Murakami’nin “Bağımsız Organ Öyküsü” ne, Stephan Zweig’ın Amok Koşucusu”’undan, hiç akla gelmeyecek biri isime Evliya Çelebi’ye tutku ve obsesyon anlatılıyor 1960'larda ortaya çıkan vücut sanatı akımının önemli temsilcisi Marina Abramović’in “ölümüne sanatı” ve Ulay’la fırtınalı aşkı ile konu bir sonraki programa bağlanıyor.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Melankoli-II</title>
      <itunes:episode>24</itunes:episode>
      <podcast:episode>24</podcast:episode>
      <itunes:title>Melankoli-II</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">4f014407-aee9-4d45-84ac-8fe2b23d1b9c</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/fe19895a</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>3 Ekim 2016’da bir önceki programı sürdürüyoruz. Mizaç olan melankolinin depresyondan farkı. sanat eserlerinde bu ayrımın nasıl ortaya çıktığı, hüzünlü Pierrot (Palyaço) tipinin Paul Klee, Max Beckmann, Picasso’da nasıl anlatıldığı ile gelişen sohbet ressam Edward Hopper’a, Türk ressamların eserlerine geliyor. Elbette konu melankoli olunca Lars von Trier’in “Depresyon Üçlemesi”nin ikinci filmi olan “Melancholia”den söz etmemek olmaz. Büyük bir melankolik olan Goethe’nin Genç Werther’in Acıları ile sonlanıyor</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>3 Ekim 2016’da bir önceki programı sürdürüyoruz. Mizaç olan melankolinin depresyondan farkı. sanat eserlerinde bu ayrımın nasıl ortaya çıktığı, hüzünlü Pierrot (Palyaço) tipinin Paul Klee, Max Beckmann, Picasso’da nasıl anlatıldığı ile gelişen sohbet ressam Edward Hopper’a, Türk ressamların eserlerine geliyor. Elbette konu melankoli olunca Lars von Trier’in “Depresyon Üçlemesi”nin ikinci filmi olan “Melancholia”den söz etmemek olmaz. Büyük bir melankolik olan Goethe’nin Genç Werther’in Acıları ile sonlanıyor</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:35:16 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/fe19895a/e5feded2.mp3" length="53776903" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3361</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>3 Ekim 2016’da bir önceki programı sürdürüyoruz. Mizaç olan melankolinin depresyondan farkı. sanat eserlerinde bu ayrımın nasıl ortaya çıktığı, hüzünlü Pierrot (Palyaço) tipinin Paul Klee, Max Beckmann, Picasso’da nasıl anlatıldığı ile gelişen sohbet ressam Edward Hopper’a, Türk ressamların eserlerine geliyor. Elbette konu melankoli olunca Lars von Trier’in “Depresyon Üçlemesi”nin ikinci filmi olan “Melancholia”den söz etmemek olmaz. Büyük bir melankolik olan Goethe’nin Genç Werther’in Acıları ile sonlanıyor</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Melankoli-I</title>
      <itunes:episode>23</itunes:episode>
      <podcast:episode>23</podcast:episode>
      <itunes:title>Melankoli-I</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">d3c2aa8f-974c-45df-9d4b-69ea4752afcc</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/051d69b0</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>26 Eylül 2016 tarihli programda melankoli ve sanattan konuşulmaya başlanıyor. İki program boyunca insanın tarih boyunca melankoliyi nasıl gördüğü ve sanata nasıl yansıttığı ele alınıyor. Serol Teber’in “Melankoli: Normal bir Anomali” kitabı, Homeros’un melankolik kişilikleri, Albrecht Dürer’in Melencolia I adlı gravürü konuşuluyor. Bu bölümde psikiyatrist, yazar Serol Teber’in Türk edebiyatının “başkalarından başka şairi, Türkiye toplumunun ilk entelektüel sanatçısı” olarak tanımladığı Tevfik Fikret’in melankolisini ve inzivalarını anlattığı psiko-biyografik kitabı “Aşiyan’daki Kahin” de var, Edvard Munch da…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>26 Eylül 2016 tarihli programda melankoli ve sanattan konuşulmaya başlanıyor. İki program boyunca insanın tarih boyunca melankoliyi nasıl gördüğü ve sanata nasıl yansıttığı ele alınıyor. Serol Teber’in “Melankoli: Normal bir Anomali” kitabı, Homeros’un melankolik kişilikleri, Albrecht Dürer’in Melencolia I adlı gravürü konuşuluyor. Bu bölümde psikiyatrist, yazar Serol Teber’in Türk edebiyatının “başkalarından başka şairi, Türkiye toplumunun ilk entelektüel sanatçısı” olarak tanımladığı Tevfik Fikret’in melankolisini ve inzivalarını anlattığı psiko-biyografik kitabı “Aşiyan’daki Kahin” de var, Edvard Munch da…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:34:55 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/051d69b0/5bc9f459.mp3" length="55147810" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3447</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>26 Eylül 2016 tarihli programda melankoli ve sanattan konuşulmaya başlanıyor. İki program boyunca insanın tarih boyunca melankoliyi nasıl gördüğü ve sanata nasıl yansıttığı ele alınıyor. Serol Teber’in “Melankoli: Normal bir Anomali” kitabı, Homeros’un melankolik kişilikleri, Albrecht Dürer’in Melencolia I adlı gravürü konuşuluyor. Bu bölümde psikiyatrist, yazar Serol Teber’in Türk edebiyatının “başkalarından başka şairi, Türkiye toplumunun ilk entelektüel sanatçısı” olarak tanımladığı Tevfik Fikret’in melankolisini ve inzivalarını anlattığı psiko-biyografik kitabı “Aşiyan’daki Kahin” de var, Edvard Munch da…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Bellek, unutma ve demans-II</title>
      <itunes:episode>22</itunes:episode>
      <podcast:episode>22</podcast:episode>
      <itunes:title>Bellek, unutma ve demans-II</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">c5ee504b-18ed-4d8b-be03-3832a4148170</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/bdfc1768</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>19 Eylül 2016 günü yapılan bu sohbet aslında iki önceki programın devamı. Yine edebiyat kuramcısı, akademisyen Burcu Alkan programın konuğu. Yarım bırakılan yerden belleğin formları, Umberto Eco’nun bellek ile derdi, “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi” romanı ve  Willem de Kooning üzerinden demansta oluşan kaybın görsel sanatlardaki yansımaları konuşuluyor. de Kooning’in şaşırtıcı sanat öyküsünün biyolojik açıklaması, Murat Gülsoy’un Nisyan romanı yine belleğin bileşenlerine göre değerlendiriliyor. Gabriel García Márquez ve “Yüz Yıllık Yalnızlık” ile Jonathan Swift de var…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>19 Eylül 2016 günü yapılan bu sohbet aslında iki önceki programın devamı. Yine edebiyat kuramcısı, akademisyen Burcu Alkan programın konuğu. Yarım bırakılan yerden belleğin formları, Umberto Eco’nun bellek ile derdi, “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi” romanı ve  Willem de Kooning üzerinden demansta oluşan kaybın görsel sanatlardaki yansımaları konuşuluyor. de Kooning’in şaşırtıcı sanat öyküsünün biyolojik açıklaması, Murat Gülsoy’un Nisyan romanı yine belleğin bileşenlerine göre değerlendiriliyor. Gabriel García Márquez ve “Yüz Yıllık Yalnızlık” ile Jonathan Swift de var…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:34:35 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/bdfc1768/52ac6e0c.mp3" length="55644345" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3478</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>19 Eylül 2016 günü yapılan bu sohbet aslında iki önceki programın devamı. Yine edebiyat kuramcısı, akademisyen Burcu Alkan programın konuğu. Yarım bırakılan yerden belleğin formları, Umberto Eco’nun bellek ile derdi, “Kraliçe Loana’nın Gizemli Alevi” romanı ve  Willem de Kooning üzerinden demansta oluşan kaybın görsel sanatlardaki yansımaları konuşuluyor. de Kooning’in şaşırtıcı sanat öyküsünün biyolojik açıklaması, Murat Gülsoy’un Nisyan romanı yine belleğin bileşenlerine göre değerlendiriliyor. Gabriel García Márquez ve “Yüz Yıllık Yalnızlık” ile Jonathan Swift de var…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yolda olmak</title>
      <itunes:episode>21</itunes:episode>
      <podcast:episode>21</podcast:episode>
      <itunes:title>Yolda olmak</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">575b6a6c-02cb-4a20-a188-26a7cb925fba</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/79698328</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>12 Eylül 2016 tarihli programda, bayram nedeniyle daha çok müzikler dinleyip “yolda olma” metaforuyla örnekler veriliyor: Her zamanki programlara kıyasla ve az konuşulsa da Cervantes, Jules Verne, Jonathan Swift, Daniel Defoe, Edgar Allan Poe, Herman Melville, Tom Robbins Mary Doria Russel, Douglas Adams’ın yolları örnekleniyor. Yolun ve tatilin tadını çıkarabilmek, David Lynch’in yol draması “Straight'in Hikayesi”, Simurg, öyküsü olmayan, kayıt altına alınan yolculuklar müzik eşliğinde konuşulan diğer konular.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>12 Eylül 2016 tarihli programda, bayram nedeniyle daha çok müzikler dinleyip “yolda olma” metaforuyla örnekler veriliyor: Her zamanki programlara kıyasla ve az konuşulsa da Cervantes, Jules Verne, Jonathan Swift, Daniel Defoe, Edgar Allan Poe, Herman Melville, Tom Robbins Mary Doria Russel, Douglas Adams’ın yolları örnekleniyor. Yolun ve tatilin tadını çıkarabilmek, David Lynch’in yol draması “Straight'in Hikayesi”, Simurg, öyküsü olmayan, kayıt altına alınan yolculuklar müzik eşliğinde konuşulan diğer konular.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:34:16 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/79698328/a35efca5.mp3" length="50615460" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3164</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>12 Eylül 2016 tarihli programda, bayram nedeniyle daha çok müzikler dinleyip “yolda olma” metaforuyla örnekler veriliyor: Her zamanki programlara kıyasla ve az konuşulsa da Cervantes, Jules Verne, Jonathan Swift, Daniel Defoe, Edgar Allan Poe, Herman Melville, Tom Robbins Mary Doria Russel, Douglas Adams’ın yolları örnekleniyor. Yolun ve tatilin tadını çıkarabilmek, David Lynch’in yol draması “Straight'in Hikayesi”, Simurg, öyküsü olmayan, kayıt altına alınan yolculuklar müzik eşliğinde konuşulan diğer konular.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Bellek, unutma ve demans</title>
      <itunes:episode>20</itunes:episode>
      <podcast:episode>20</podcast:episode>
      <itunes:title>Bellek, unutma ve demans</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">3f7484b0-11f5-4f01-9aed-ca82b518106a</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/4083275b</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>5 Eylül 2016’da bellekten, hatırlama, unutma ve demanstan ve sanattaki görünümlerinden konuşuluyor. Dali’nin belleğin kalıcılığı ve görelilik kuramı ile kurduğu ilişki ile başlayıp onun belleğin görsel sunumu olarak yorumlanan “Belleğin Azmi” adlı tablosu, Marcel Proust’un hatırlama ve bellek açısından önemi üzerinden bellek, unutma ve yeniden inşa süreci tartışılıyor. Milan Kundera’nın Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, filmler, Müzehher ve Ekrem Güyer ile Asaf Halet Çelebi ile unutma üzerine sohbet sürüyor.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>5 Eylül 2016’da bellekten, hatırlama, unutma ve demanstan ve sanattaki görünümlerinden konuşuluyor. Dali’nin belleğin kalıcılığı ve görelilik kuramı ile kurduğu ilişki ile başlayıp onun belleğin görsel sunumu olarak yorumlanan “Belleğin Azmi” adlı tablosu, Marcel Proust’un hatırlama ve bellek açısından önemi üzerinden bellek, unutma ve yeniden inşa süreci tartışılıyor. Milan Kundera’nın Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, filmler, Müzehher ve Ekrem Güyer ile Asaf Halet Çelebi ile unutma üzerine sohbet sürüyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:33:58 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/4083275b/fbf5e8b2.mp3" length="53053834" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3316</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>5 Eylül 2016’da bellekten, hatırlama, unutma ve demanstan ve sanattaki görünümlerinden konuşuluyor. Dali’nin belleğin kalıcılığı ve görelilik kuramı ile kurduğu ilişki ile başlayıp onun belleğin görsel sunumu olarak yorumlanan “Belleğin Azmi” adlı tablosu, Marcel Proust’un hatırlama ve bellek açısından önemi üzerinden bellek, unutma ve yeniden inşa süreci tartışılıyor. Milan Kundera’nın Gülüşün ve Unutuşun Kitabı, filmler, Müzehher ve Ekrem Güyer ile Asaf Halet Çelebi ile unutma üzerine sohbet sürüyor.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat ve kıskançlık-II</title>
      <itunes:episode>19</itunes:episode>
      <podcast:episode>19</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat ve kıskançlık-II</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">9b6390be-cc6a-4742-8fa1-4ad5660642db</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/03864fda</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Sonraki hafta 29 Ağustos 2016 da “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptir, sempatiktirler…” diyen Columbia’lı sanatçı Botero ile başlıyoruz. Servet-i Fünun dönemi yazarlarından Nabizade Nazım’ın ilk defa 1894’de tefrika olarak yayımlanmış edebiyatımızın ilk psikolojik roman denemesi olan “Zehra”, unutulmuş ve gadre uğramış yazarımız Nahid Sırrı Örik’in “Kıskanmak” romanı, ünlü yönetmen Ingmar Bergman’ın otobiyografik filmi “Büyülü Fener”, Milos Forman’ın Mozart ve Salieri yorumu değerlendiriliyor. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Sonraki hafta 29 Ağustos 2016 da “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptir, sempatiktirler…” diyen Columbia’lı sanatçı Botero ile başlıyoruz. Servet-i Fünun dönemi yazarlarından Nabizade Nazım’ın ilk defa 1894’de tefrika olarak yayımlanmış edebiyatımızın ilk psikolojik roman denemesi olan “Zehra”, unutulmuş ve gadre uğramış yazarımız Nahid Sırrı Örik’in “Kıskanmak” romanı, ünlü yönetmen Ingmar Bergman’ın otobiyografik filmi “Büyülü Fener”, Milos Forman’ın Mozart ve Salieri yorumu değerlendiriliyor. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:33:39 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/03864fda/64e2bdfe.mp3" length="54896617" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3431</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Sonraki hafta 29 Ağustos 2016 da “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptir, sempatiktirler…” diyen Columbia’lı sanatçı Botero ile başlıyoruz. Servet-i Fünun dönemi yazarlarından Nabizade Nazım’ın ilk defa 1894’de tefrika olarak yayımlanmış edebiyatımızın ilk psikolojik roman denemesi olan “Zehra”, unutulmuş ve gadre uğramış yazarımız Nahid Sırrı Örik’in “Kıskanmak” romanı, ünlü yönetmen Ingmar Bergman’ın otobiyografik filmi “Büyülü Fener”, Milos Forman’ın Mozart ve Salieri yorumu değerlendiriliyor. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat ve kıskançlık-I</title>
      <itunes:episode>18</itunes:episode>
      <podcast:episode>18</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat ve kıskançlık-I</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">8c6bde54-9934-4f5c-acdd-61f695981e87</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/997606a3</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>22 Ağustos 2016’da sanatta tema olarak kıskançlığı ve varsa patolojik olan boyutu programın konusu. Kıskançlığı çizimle anlatmak zor; Charles le Brun’ün portre illüstrasyonu ile ve Gustav Klimt’in Der Neid adlı tablosunda nasıl anlatıldığı konuşulup elbette büyük usta Shakespeare’e ve bir başka başyapıtı Othello’ya geliyor söz. “Kıskançlığın patolojik olanı ve olmayanı var mıdır?” sorusuna yanıt ararken Alfred Htichcock’un filmi Rebecca, “Rebecca sendromu” derken Munch’un kıskançlığı ile sürüyor konuşma ama daha haset, kıskançlık ve imrenmenin birbirinden farkları var; bir programda bitmeyecek…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>22 Ağustos 2016’da sanatta tema olarak kıskançlığı ve varsa patolojik olan boyutu programın konusu. Kıskançlığı çizimle anlatmak zor; Charles le Brun’ün portre illüstrasyonu ile ve Gustav Klimt’in Der Neid adlı tablosunda nasıl anlatıldığı konuşulup elbette büyük usta Shakespeare’e ve bir başka başyapıtı Othello’ya geliyor söz. “Kıskançlığın patolojik olanı ve olmayanı var mıdır?” sorusuna yanıt ararken Alfred Htichcock’un filmi Rebecca, “Rebecca sendromu” derken Munch’un kıskançlığı ile sürüyor konuşma ama daha haset, kıskançlık ve imrenmenin birbirinden farkları var; bir programda bitmeyecek…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:32:52 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/997606a3/95a4883b.mp3" length="56255401" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3516</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>22 Ağustos 2016’da sanatta tema olarak kıskançlığı ve varsa patolojik olan boyutu programın konusu. Kıskançlığı çizimle anlatmak zor; Charles le Brun’ün portre illüstrasyonu ile ve Gustav Klimt’in Der Neid adlı tablosunda nasıl anlatıldığı konuşulup elbette büyük usta Shakespeare’e ve bir başka başyapıtı Othello’ya geliyor söz. “Kıskançlığın patolojik olanı ve olmayanı var mıdır?” sorusuna yanıt ararken Alfred Htichcock’un filmi Rebecca, “Rebecca sendromu” derken Munch’un kıskançlığı ile sürüyor konuşma ama daha haset, kıskançlık ve imrenmenin birbirinden farkları var; bir programda bitmeyecek…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Hastalık hastası sanatçı ve yapıtları</title>
      <itunes:episode>17</itunes:episode>
      <podcast:episode>17</podcast:episode>
      <itunes:title>Hastalık hastası sanatçı ve yapıtları</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">77c4c61d-e535-4407-90a6-6027d9b28f9d</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/ff5f51b4</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>15 Ağustos 2016 tarihli programda yaşantıların sanatçıların eserlerine etkisi olup olmadığını, belirgin ve bilinen bir hastalığın ya da ruhsal durumun eserde nasıl ortaya çıkmış olabileceği irdeleniyor. “Ölümsüzlüğe, eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşma dileğindeyim.” diyen Woody Allen’ın hastalık hastalığını filmlerinde nasıl izliyoruz? Freud’un şaka, güldürü ve mizah değerlendirmeleri, Abdulhak Şinasi Hisar’ın temizlik ve titizliği, eserlerinde bunun işlenişi ile Marcel Prosut’la benzeşen hastalanma korkuları başlıca konular. Elbette Molière’siz olmaz: “Hastalık Hastası” da konuşuluyor.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>15 Ağustos 2016 tarihli programda yaşantıların sanatçıların eserlerine etkisi olup olmadığını, belirgin ve bilinen bir hastalığın ya da ruhsal durumun eserde nasıl ortaya çıkmış olabileceği irdeleniyor. “Ölümsüzlüğe, eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşma dileğindeyim.” diyen Woody Allen’ın hastalık hastalığını filmlerinde nasıl izliyoruz? Freud’un şaka, güldürü ve mizah değerlendirmeleri, Abdulhak Şinasi Hisar’ın temizlik ve titizliği, eserlerinde bunun işlenişi ile Marcel Prosut’la benzeşen hastalanma korkuları başlıca konular. Elbette Molière’siz olmaz: “Hastalık Hastası” da konuşuluyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:32:22 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/ff5f51b4/da3fe8f8.mp3" length="54004273" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3376</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>15 Ağustos 2016 tarihli programda yaşantıların sanatçıların eserlerine etkisi olup olmadığını, belirgin ve bilinen bir hastalığın ya da ruhsal durumun eserde nasıl ortaya çıkmış olabileceği irdeleniyor. “Ölümsüzlüğe, eserlerimle değil, ölmeyerek kavuşma dileğindeyim.” diyen Woody Allen’ın hastalık hastalığını filmlerinde nasıl izliyoruz? Freud’un şaka, güldürü ve mizah değerlendirmeleri, Abdulhak Şinasi Hisar’ın temizlik ve titizliği, eserlerinde bunun işlenişi ile Marcel Prosut’la benzeşen hastalanma korkuları başlıca konular. Elbette Molière’siz olmaz: “Hastalık Hastası” da konuşuluyor.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Shakespeare ve yarattıkları</title>
      <itunes:episode>16</itunes:episode>
      <podcast:episode>16</podcast:episode>
      <itunes:title>Shakespeare ve yarattıkları</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">74e6be57-4d4f-4615-8b7f-79a5f630239c</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/997d3d70</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>8 Ağustos 2016’da bu kez edebiyat kuramı, karşılaştırmalı edebiyat, “tıbbi ve insani bilimler” çalışan akademisyen Burcu Alkan programa konuk oluyor. Shakespeare eserlerinin kendi yaşamında izdüşümü var mıydı? İkiz çocuklarından biri olan ve 11 yaşında vebadan ölen oğlu Hamnet’in eserlerinde temsilinin olup olmadığını Burcu Alkan yorumluyor. Edebiyatta “delilik” temasının ele alınışı konuşulurken, Alkan “Delilik güzel bir edebi araçtır” ama “edebiyattaki her delilik tezahürüne patolojik bir noktadan mı yaklaşmalıyız” diye soruyor.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>8 Ağustos 2016’da bu kez edebiyat kuramı, karşılaştırmalı edebiyat, “tıbbi ve insani bilimler” çalışan akademisyen Burcu Alkan programa konuk oluyor. Shakespeare eserlerinin kendi yaşamında izdüşümü var mıydı? İkiz çocuklarından biri olan ve 11 yaşında vebadan ölen oğlu Hamnet’in eserlerinde temsilinin olup olmadığını Burcu Alkan yorumluyor. Edebiyatta “delilik” temasının ele alınışı konuşulurken, Alkan “Delilik güzel bir edebi araçtır” ama “edebiyattaki her delilik tezahürüne patolojik bir noktadan mı yaklaşmalıyız” diye soruyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:32:00 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/997d3d70/3542d988.mp3" length="55531914" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3471</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>8 Ağustos 2016’da bu kez edebiyat kuramı, karşılaştırmalı edebiyat, “tıbbi ve insani bilimler” çalışan akademisyen Burcu Alkan programa konuk oluyor. Shakespeare eserlerinin kendi yaşamında izdüşümü var mıydı? İkiz çocuklarından biri olan ve 11 yaşında vebadan ölen oğlu Hamnet’in eserlerinde temsilinin olup olmadığını Burcu Alkan yorumluyor. Edebiyatta “delilik” temasının ele alınışı konuşulurken, Alkan “Delilik güzel bir edebi araçtır” ama “edebiyattaki her delilik tezahürüne patolojik bir noktadan mı yaklaşmalıyız” diye soruyor.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanatçının hayatı eserine nasıl yansır?</title>
      <itunes:episode>15</itunes:episode>
      <podcast:episode>15</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanatçının hayatı eserine nasıl yansır?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">86f50a8e-0c6e-423a-8589-d2f89f01d054</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/d89900a3</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>1 Ağustos 2016 tarihli programda sanatçıların hayatının, yaşantılanın yapıtlarıyla ilişkisi konuşularak başlıyor. İlk bölümde ABD’li şair Emily Dickenson’ın 20 yıl süren izolasyonu, yaşarken ve şiirlerinin sadece yedisi basılmışken, ölümünden sonra şiirlerinini yakılmasını vasiyet ettiği halde ülkesinin en ünlü şairlerinden biri olmasına bakılıyor... Acaba bipolar bozukluğu var mıydı? diye sorup oradan Alis Harikalar Diyarına gidiliyor. Harikalar diyarı neyin metaforu? Lewis Carrol psikoaktif madde mi kullanıyordu, migreni mi vardı yoksa bir tür sapkınlıktan mı mustaripti? sorularına yanıt arayarak sürüyor sohbet.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>1 Ağustos 2016 tarihli programda sanatçıların hayatının, yaşantılanın yapıtlarıyla ilişkisi konuşularak başlıyor. İlk bölümde ABD’li şair Emily Dickenson’ın 20 yıl süren izolasyonu, yaşarken ve şiirlerinin sadece yedisi basılmışken, ölümünden sonra şiirlerinini yakılmasını vasiyet ettiği halde ülkesinin en ünlü şairlerinden biri olmasına bakılıyor... Acaba bipolar bozukluğu var mıydı? diye sorup oradan Alis Harikalar Diyarına gidiliyor. Harikalar diyarı neyin metaforu? Lewis Carrol psikoaktif madde mi kullanıyordu, migreni mi vardı yoksa bir tür sapkınlıktan mı mustaripti? sorularına yanıt arayarak sürüyor sohbet.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:31:44 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/d89900a3/5035d939.mp3" length="53496035" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3344</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>1 Ağustos 2016 tarihli programda sanatçıların hayatının, yaşantılanın yapıtlarıyla ilişkisi konuşularak başlıyor. İlk bölümde ABD’li şair Emily Dickenson’ın 20 yıl süren izolasyonu, yaşarken ve şiirlerinin sadece yedisi basılmışken, ölümünden sonra şiirlerinini yakılmasını vasiyet ettiği halde ülkesinin en ünlü şairlerinden biri olmasına bakılıyor... Acaba bipolar bozukluğu var mıydı? diye sorup oradan Alis Harikalar Diyarına gidiliyor. Harikalar diyarı neyin metaforu? Lewis Carrol psikoaktif madde mi kullanıyordu, migreni mi vardı yoksa bir tür sapkınlıktan mı mustaripti? sorularına yanıt arayarak sürüyor sohbet.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yas-II</title>
      <itunes:episode>14</itunes:episode>
      <podcast:episode>14</podcast:episode>
      <itunes:title>Yas-II</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">4e470733-7a05-468f-8750-fb772b4b31a1</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/6fff39d9</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>25 Temmuz 2016, yası konuşmaya devam ediyoruz. Kırkyedi yaşında ölen Frieda Kahlo’nun kısa yaşamına sığdırdığı tabloları, 35 ameliyatı, türlü türlü kayıpları ve travmalarına bakıyoruz ve bir başka büyük ressama Marc Chagall’a gidiyoruz. Yas sürecinin belki en zoru olan evlat acısını, bunu yaşayan Recaizade Mahmud Ekrem, Halid Ziya Uşaklıgil şair İsmail Sefa, Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit, Peyami Sefa ve bu büyük edebiyatçıların birbirleriyle kesişen yaşamları vesilesiyle konuşuyoruz; bir de üç nesil şair Oğuzcan ailesi ve oğulların intihar girişimlerini…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>25 Temmuz 2016, yası konuşmaya devam ediyoruz. Kırkyedi yaşında ölen Frieda Kahlo’nun kısa yaşamına sığdırdığı tabloları, 35 ameliyatı, türlü türlü kayıpları ve travmalarına bakıyoruz ve bir başka büyük ressama Marc Chagall’a gidiyoruz. Yas sürecinin belki en zoru olan evlat acısını, bunu yaşayan Recaizade Mahmud Ekrem, Halid Ziya Uşaklıgil şair İsmail Sefa, Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit, Peyami Sefa ve bu büyük edebiyatçıların birbirleriyle kesişen yaşamları vesilesiyle konuşuyoruz; bir de üç nesil şair Oğuzcan ailesi ve oğulların intihar girişimlerini…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:31:21 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/6fff39d9/641c5631.mp3" length="55812719" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3489</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>25 Temmuz 2016, yası konuşmaya devam ediyoruz. Kırkyedi yaşında ölen Frieda Kahlo’nun kısa yaşamına sığdırdığı tabloları, 35 ameliyatı, türlü türlü kayıpları ve travmalarına bakıyoruz ve bir başka büyük ressama Marc Chagall’a gidiyoruz. Yas sürecinin belki en zoru olan evlat acısını, bunu yaşayan Recaizade Mahmud Ekrem, Halid Ziya Uşaklıgil şair İsmail Sefa, Tevfik Fikret, Abdülhak Hamit, Peyami Sefa ve bu büyük edebiyatçıların birbirleriyle kesişen yaşamları vesilesiyle konuşuyoruz; bir de üç nesil şair Oğuzcan ailesi ve oğulların intihar girişimlerini…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yas-I</title>
      <itunes:episode>13</itunes:episode>
      <podcast:episode>13</podcast:episode>
      <itunes:title>Yas-I</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">787f8377-5069-4e86-8841-505bff504149</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/fb587612</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>İlk sezonun ortasına geldiğimiz 18 Temmuz 2016 da bir tema olarak “yas”ın sanattaki görünümlerine bakıyoruz. Van Gogh’la ilgili güncelleme, Charles Dickens’ın kedisi, Edgar Allen Poe ve Leonore ve Virginia’nın öyküleri bu bölümde sizlerle. Peki ya Annabel Lee? Jonathan Safran Foer’in kitabı “Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın” kitabından “Dünya hep aynı kalırken ölen insan sayısının artması ve günün birinde kimseyi gömecek yer kalmayacak olması tuhaf değil mi yani?” ya da “E ölenler için baş aşağı dikilmiş gökdelenler yapılsa nasıl olurdu?” gibi çarpıcı cümleler de var, Cemal Süreya’nın yası da…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>İlk sezonun ortasına geldiğimiz 18 Temmuz 2016 da bir tema olarak “yas”ın sanattaki görünümlerine bakıyoruz. Van Gogh’la ilgili güncelleme, Charles Dickens’ın kedisi, Edgar Allen Poe ve Leonore ve Virginia’nın öyküleri bu bölümde sizlerle. Peki ya Annabel Lee? Jonathan Safran Foer’in kitabı “Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın” kitabından “Dünya hep aynı kalırken ölen insan sayısının artması ve günün birinde kimseyi gömecek yer kalmayacak olması tuhaf değil mi yani?” ya da “E ölenler için baş aşağı dikilmiş gökdelenler yapılsa nasıl olurdu?” gibi çarpıcı cümleler de var, Cemal Süreya’nın yası da…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:31:04 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/fb587612/b0e19a47.mp3" length="55349684" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3460</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>İlk sezonun ortasına geldiğimiz 18 Temmuz 2016 da bir tema olarak “yas”ın sanattaki görünümlerine bakıyoruz. Van Gogh’la ilgili güncelleme, Charles Dickens’ın kedisi, Edgar Allen Poe ve Leonore ve Virginia’nın öyküleri bu bölümde sizlerle. Peki ya Annabel Lee? Jonathan Safran Foer’in kitabı “Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın” kitabından “Dünya hep aynı kalırken ölen insan sayısının artması ve günün birinde kimseyi gömecek yer kalmayacak olması tuhaf değil mi yani?” ya da “E ölenler için baş aşağı dikilmiş gökdelenler yapılsa nasıl olurdu?” gibi çarpıcı cümleler de var, Cemal Süreya’nın yası da…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yaratıcılığı tetiklemek mümkün mü?</title>
      <itunes:episode>12</itunes:episode>
      <podcast:episode>12</podcast:episode>
      <itunes:title>Yaratıcılığı tetiklemek mümkün mü?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">cce6ecca-05c5-4975-95e6-00d178a74779</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/90bb153e</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>11 Temmuz 2016 tarihli programda bu kez “yaratıcılığım oluşturulabilirliği” meselesi ele alınıyor. Tetiklenebilecek bir yaratıcılık için kişinin öncelikle alanında eserler veren bir sanatçı olması gerekiyor. Tetikleme ise ya hastalık nedeniyle tedavi gören kişinin ilaçlarını azaltarak veya keserek bunu yapmasını ya da psikoaktif bazı maddeler alarak beynini etkilemesini gerektiriyor. İki ressam Bryan Charnley ve Bryan Lewis Saunders’ın yapıtları, Aldoux Huxley, Fikret Mualla, Neyzen Tevfik, Samuel Taylor Coleridge konuşuyoruz Peki ya müzisyenler herhangi bir madde alıyorlar mı? </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>11 Temmuz 2016 tarihli programda bu kez “yaratıcılığım oluşturulabilirliği” meselesi ele alınıyor. Tetiklenebilecek bir yaratıcılık için kişinin öncelikle alanında eserler veren bir sanatçı olması gerekiyor. Tetikleme ise ya hastalık nedeniyle tedavi gören kişinin ilaçlarını azaltarak veya keserek bunu yapmasını ya da psikoaktif bazı maddeler alarak beynini etkilemesini gerektiriyor. İki ressam Bryan Charnley ve Bryan Lewis Saunders’ın yapıtları, Aldoux Huxley, Fikret Mualla, Neyzen Tevfik, Samuel Taylor Coleridge konuşuyoruz Peki ya müzisyenler herhangi bir madde alıyorlar mı? </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:30:40 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/90bb153e/ad3ab1a8.mp3" length="54303532" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3394</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>11 Temmuz 2016 tarihli programda bu kez “yaratıcılığım oluşturulabilirliği” meselesi ele alınıyor. Tetiklenebilecek bir yaratıcılık için kişinin öncelikle alanında eserler veren bir sanatçı olması gerekiyor. Tetikleme ise ya hastalık nedeniyle tedavi gören kişinin ilaçlarını azaltarak veya keserek bunu yapmasını ya da psikoaktif bazı maddeler alarak beynini etkilemesini gerektiriyor. İki ressam Bryan Charnley ve Bryan Lewis Saunders’ın yapıtları, Aldoux Huxley, Fikret Mualla, Neyzen Tevfik, Samuel Taylor Coleridge konuşuyoruz Peki ya müzisyenler herhangi bir madde alıyorlar mı? </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yaratıcı kişi hastalanırsa</title>
      <itunes:episode>11</itunes:episode>
      <podcast:episode>11</podcast:episode>
      <itunes:title>Yaratıcı kişi hastalanırsa</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">1c247593-9b18-4bc0-8fb8-33f66f571d6f</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/0de6887a</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Birkaç haftadır süren sanatsal yaratıcılık ve ruhsal rahatsızlık ilişkisi 4 Temmuz 2016 tarihli bu programda bu kez sanatçı hastalandığında neler olabildiğinden bahsediliyor. Konu  edilen ressamlar çoğunlukta: Louis Wain ve kedi resimlerinin değişimi, Francisco Goya ve varsanılarının eserlerine yansımaları, “Anksiyete ve hastalık olmasa  dümeni olmayan bir gemi gibi olurum” diyen Edvard Munch’un anksiyetesini nasıl resmettiği, Van Gogh’un yaşadıkları ve Picasso’nun yaşadığı yasın bir döneme adını vermesi başlıcaları. </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Birkaç haftadır süren sanatsal yaratıcılık ve ruhsal rahatsızlık ilişkisi 4 Temmuz 2016 tarihli bu programda bu kez sanatçı hastalandığında neler olabildiğinden bahsediliyor. Konu  edilen ressamlar çoğunlukta: Louis Wain ve kedi resimlerinin değişimi, Francisco Goya ve varsanılarının eserlerine yansımaları, “Anksiyete ve hastalık olmasa  dümeni olmayan bir gemi gibi olurum” diyen Edvard Munch’un anksiyetesini nasıl resmettiği, Van Gogh’un yaşadıkları ve Picasso’nun yaşadığı yasın bir döneme adını vermesi başlıcaları. </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:30:16 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/0de6887a/7dc87759.mp3" length="55248538" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3453</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Birkaç haftadır süren sanatsal yaratıcılık ve ruhsal rahatsızlık ilişkisi 4 Temmuz 2016 tarihli bu programda bu kez sanatçı hastalandığında neler olabildiğinden bahsediliyor. Konu  edilen ressamlar çoğunlukta: Louis Wain ve kedi resimlerinin değişimi, Francisco Goya ve varsanılarının eserlerine yansımaları, “Anksiyete ve hastalık olmasa  dümeni olmayan bir gemi gibi olurum” diyen Edvard Munch’un anksiyetesini nasıl resmettiği, Van Gogh’un yaşadıkları ve Picasso’nun yaşadığı yasın bir döneme adını vermesi başlıcaları. </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Art brut</title>
      <itunes:episode>10</itunes:episode>
      <podcast:episode>10</podcast:episode>
      <itunes:title>Art brut</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">39650e8d-a51f-4e40-a486-b558372b7887</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/4a5f6e42</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>27 Haziran 2016’da psikopatoloji ve yaratıcılık konusunu bu kez de tanı alıp tedavi edilmekte olan kişilerin ürettikleri sanat eserleri üzerinden konuşuyoruz. Fransızca bir terim olan “art brut” ham sanat demek, İngilizce^de ise sadece hastaların değil, cezaevinde yaşayanların ya da barınakta yaşayan kişileri kastederek ”outsider art” deniliyor. Bu da dilimize biraz da talihsiz bir biçimde “ötekinin sanatı” diye çevrilmiş. Burada, profesyonel olmayan, bir sanat üretimi söz konusu. Prizhorn, Bakırköy, Süleyman Velioğlu ve Çapa Psikiyatride tedavi gören kişilerin eserlerinden oluşan koleksiyonun öyküsü bu programda.  </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>27 Haziran 2016’da psikopatoloji ve yaratıcılık konusunu bu kez de tanı alıp tedavi edilmekte olan kişilerin ürettikleri sanat eserleri üzerinden konuşuyoruz. Fransızca bir terim olan “art brut” ham sanat demek, İngilizce^de ise sadece hastaların değil, cezaevinde yaşayanların ya da barınakta yaşayan kişileri kastederek ”outsider art” deniliyor. Bu da dilimize biraz da talihsiz bir biçimde “ötekinin sanatı” diye çevrilmiş. Burada, profesyonel olmayan, bir sanat üretimi söz konusu. Prizhorn, Bakırköy, Süleyman Velioğlu ve Çapa Psikiyatride tedavi gören kişilerin eserlerinden oluşan koleksiyonun öyküsü bu programda.  </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:29:15 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/4a5f6e42/cb0b4882.mp3" length="52401400" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3275</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>27 Haziran 2016’da psikopatoloji ve yaratıcılık konusunu bu kez de tanı alıp tedavi edilmekte olan kişilerin ürettikleri sanat eserleri üzerinden konuşuyoruz. Fransızca bir terim olan “art brut” ham sanat demek, İngilizce^de ise sadece hastaların değil, cezaevinde yaşayanların ya da barınakta yaşayan kişileri kastederek ”outsider art” deniliyor. Bu da dilimize biraz da talihsiz bir biçimde “ötekinin sanatı” diye çevrilmiş. Burada, profesyonel olmayan, bir sanat üretimi söz konusu. Prizhorn, Bakırköy, Süleyman Velioğlu ve Çapa Psikiyatride tedavi gören kişilerin eserlerinden oluşan koleksiyonun öyküsü bu programda.  </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yaratıcılık ve psikopatoloji-II</title>
      <itunes:episode>9</itunes:episode>
      <podcast:episode>9</podcast:episode>
      <itunes:title>Yaratıcılık ve psikopatoloji-II</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">e69cf9c0-f3a6-420e-ab21-bd1a32f86aad</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/343955b9</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>Bir hafta önce başladığımız yaratıcılık ile psikopatoloji konusuna 20 Haziran 2016’da devam ediyoruz. Duygudurum bozuklukları spektrumundan, mani ve depresyondan söz ederken andığımız ressam Arshile Gorky’den, ona ve birçok başka sanatçıya “Touched With Fire” kitabında yer veren Dr. Kay R. Jamison’ın saptamalarından söz ediyoruz. Dr.Jekyl Mr Hyde yazarı Robert Louis Stevenson’un bipolar bozukluğunu mu anlatır, ya da olasılıkla bu rahatsızlığı olan Robert Schumann’ın eserlerinde bunu nasıl görürüz diye tartışıyoruz. Sylvia Plath, Kurt Cobain, Tezer Özlü, Nilgün Marmara, Lale Müldür ve pek çok sanatçıyı yapıtlarıyla anıyoruz.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>Bir hafta önce başladığımız yaratıcılık ile psikopatoloji konusuna 20 Haziran 2016’da devam ediyoruz. Duygudurum bozuklukları spektrumundan, mani ve depresyondan söz ederken andığımız ressam Arshile Gorky’den, ona ve birçok başka sanatçıya “Touched With Fire” kitabında yer veren Dr. Kay R. Jamison’ın saptamalarından söz ediyoruz. Dr.Jekyl Mr Hyde yazarı Robert Louis Stevenson’un bipolar bozukluğunu mu anlatır, ya da olasılıkla bu rahatsızlığı olan Robert Schumann’ın eserlerinde bunu nasıl görürüz diye tartışıyoruz. Sylvia Plath, Kurt Cobain, Tezer Özlü, Nilgün Marmara, Lale Müldür ve pek çok sanatçıyı yapıtlarıyla anıyoruz.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:28:53 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/343955b9/f12123e6.mp3" length="53766870" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3361</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>Bir hafta önce başladığımız yaratıcılık ile psikopatoloji konusuna 20 Haziran 2016’da devam ediyoruz. Duygudurum bozuklukları spektrumundan, mani ve depresyondan söz ederken andığımız ressam Arshile Gorky’den, ona ve birçok başka sanatçıya “Touched With Fire” kitabında yer veren Dr. Kay R. Jamison’ın saptamalarından söz ediyoruz. Dr.Jekyl Mr Hyde yazarı Robert Louis Stevenson’un bipolar bozukluğunu mu anlatır, ya da olasılıkla bu rahatsızlığı olan Robert Schumann’ın eserlerinde bunu nasıl görürüz diye tartışıyoruz. Sylvia Plath, Kurt Cobain, Tezer Özlü, Nilgün Marmara, Lale Müldür ve pek çok sanatçıyı yapıtlarıyla anıyoruz.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yaratıcılık ve psikopatoloji-I</title>
      <itunes:episode>8</itunes:episode>
      <podcast:episode>8</podcast:episode>
      <itunes:title>Yaratıcılık ve psikopatoloji-I</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">af4f5938-b68a-4e01-95c1-0817406edc33</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/d0c08cfb</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>13 Haziran 2016 yaratıcılık ile psikopatoloji bir arada programa konu edilip bunların birbiriyle ne ilgisi var diye bakıldığı programın tarihi. Yaratıcı sanatçılar ve hastalık ilişkisi, sanatla tetiklenen hastalık, yaratıcı kişi hastalanınca ne olduğu, hastaların yaratıcılıkları ve yaratıcılığın tetiklenip tetiklenemeyeceği ile bunun psikopatolojiyle ilişkisi nedir? Soruların yanıtları pek çok psikiyatristin çalışmalarıyla edebiyatçılar, ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler açısından konuşuluyor. Hastalık yaratıcı kişi için ilham kaynağı mı yoksa ketleyici mi acaba?</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>13 Haziran 2016 yaratıcılık ile psikopatoloji bir arada programa konu edilip bunların birbiriyle ne ilgisi var diye bakıldığı programın tarihi. Yaratıcı sanatçılar ve hastalık ilişkisi, sanatla tetiklenen hastalık, yaratıcı kişi hastalanınca ne olduğu, hastaların yaratıcılıkları ve yaratıcılığın tetiklenip tetiklenemeyeceği ile bunun psikopatolojiyle ilişkisi nedir? Soruların yanıtları pek çok psikiyatristin çalışmalarıyla edebiyatçılar, ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler açısından konuşuluyor. Hastalık yaratıcı kişi için ilham kaynağı mı yoksa ketleyici mi acaba?</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:28:15 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/d0c08cfb/eb697702.mp3" length="53801979" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3363</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>13 Haziran 2016 yaratıcılık ile psikopatoloji bir arada programa konu edilip bunların birbiriyle ne ilgisi var diye bakıldığı programın tarihi. Yaratıcı sanatçılar ve hastalık ilişkisi, sanatla tetiklenen hastalık, yaratıcı kişi hastalanınca ne olduğu, hastaların yaratıcılıkları ve yaratıcılığın tetiklenip tetiklenemeyeceği ile bunun psikopatolojiyle ilişkisi nedir? Soruların yanıtları pek çok psikiyatristin çalışmalarıyla edebiyatçılar, ressamlar, heykeltraşlar, müzisyenler açısından konuşuluyor. Hastalık yaratıcı kişi için ilham kaynağı mı yoksa ketleyici mi acaba?</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Tekinsizlik bitmiyor…</title>
      <itunes:episode>6</itunes:episode>
      <podcast:episode>6</podcast:episode>
      <itunes:title>Tekinsizlik bitmiyor…</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">a2eeedb7-591f-4630-9f1d-16652c9a0137</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/0fc5da21</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>30 Mayıs 2016’te önceki hafta başlayan “Tekinsiz” kavramının sanattaki izdüşümlerini konuşmaya devam ediyoruz. Motiflerden örnekler, ressam Pere Borrell del Caso ya da Henri Cadiou ve Teun Hocks Orhan Veli ile benzer duygu yaratabilir mi? Kafkaesk olmak, dünyanın en esrarengiz ressamı 'İnsanlar ve Cinlerin Ustası' Mehmed Siyah Kalem'in çizimleri, Art Nouvo, Gaudi, Sevim Burak, Japon robotbilimci Masahiro Mori’nin“Tekinsiz Vadi” kavramı. Bu isimlerin yan yana gelmesi bile tekinsiz hissettiriyor bize. Sahi İstanbulda’da tekinsiz mekanlar var mı biliyor musunuz?</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>30 Mayıs 2016’te önceki hafta başlayan “Tekinsiz” kavramının sanattaki izdüşümlerini konuşmaya devam ediyoruz. Motiflerden örnekler, ressam Pere Borrell del Caso ya da Henri Cadiou ve Teun Hocks Orhan Veli ile benzer duygu yaratabilir mi? Kafkaesk olmak, dünyanın en esrarengiz ressamı 'İnsanlar ve Cinlerin Ustası' Mehmed Siyah Kalem'in çizimleri, Art Nouvo, Gaudi, Sevim Burak, Japon robotbilimci Masahiro Mori’nin“Tekinsiz Vadi” kavramı. Bu isimlerin yan yana gelmesi bile tekinsiz hissettiriyor bize. Sahi İstanbulda’da tekinsiz mekanlar var mı biliyor musunuz?</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:27:33 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/0fc5da21/4e27dd4d.mp3" length="54107089" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3382</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>30 Mayıs 2016’te önceki hafta başlayan “Tekinsiz” kavramının sanattaki izdüşümlerini konuşmaya devam ediyoruz. Motiflerden örnekler, ressam Pere Borrell del Caso ya da Henri Cadiou ve Teun Hocks Orhan Veli ile benzer duygu yaratabilir mi? Kafkaesk olmak, dünyanın en esrarengiz ressamı 'İnsanlar ve Cinlerin Ustası' Mehmed Siyah Kalem'in çizimleri, Art Nouvo, Gaudi, Sevim Burak, Japon robotbilimci Masahiro Mori’nin“Tekinsiz Vadi” kavramı. Bu isimlerin yan yana gelmesi bile tekinsiz hissettiriyor bize. Sahi İstanbulda’da tekinsiz mekanlar var mı biliyor musunuz?</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Hayatımızda ve sanattaki örüntüler</title>
      <itunes:episode>7</itunes:episode>
      <podcast:episode>7</podcast:episode>
      <itunes:title>Hayatımızda ve sanattaki örüntüler</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">8d130110-f2d0-499f-a058-e54cc912fb6b</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/b05e2317</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>6 Haziran 2016 tarihli program olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi demek olan örüntünün sanat ve psikoloji açısından önemini konuşmaya ayrılmış. Leonardo da Vinci’den Escher’e birçok sanatçı ağaç damarlarında, taş kesitlerinde, çeşitli lekelerde, bulutlarda örüntü bulmaya çalışmışlar. Bu ne anlama geliyor? Bilim adamları ve sanatçılar hangi ortak özellikler taşıyorlar? Bizim gibi, bilgisayar programları hatta hayvanlar sanat ve hayattaki örüntüleri ayrıt edebiliyorlar mı? Bu ve benzeri sorulardan güzelliğin tanımına, altın orana, oradan da simetriye örüntüler ve bize yaşattıkları konuşuluyor.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>6 Haziran 2016 tarihli program olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi demek olan örüntünün sanat ve psikoloji açısından önemini konuşmaya ayrılmış. Leonardo da Vinci’den Escher’e birçok sanatçı ağaç damarlarında, taş kesitlerinde, çeşitli lekelerde, bulutlarda örüntü bulmaya çalışmışlar. Bu ne anlama geliyor? Bilim adamları ve sanatçılar hangi ortak özellikler taşıyorlar? Bizim gibi, bilgisayar programları hatta hayvanlar sanat ve hayattaki örüntüleri ayrıt edebiliyorlar mı? Bu ve benzeri sorulardan güzelliğin tanımına, altın orana, oradan da simetriye örüntüler ve bize yaşattıkları konuşuluyor.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:27:13 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/b05e2317/e9971db3.mp3" length="53975014" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3374</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>6 Haziran 2016 tarihli program olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi demek olan örüntünün sanat ve psikoloji açısından önemini konuşmaya ayrılmış. Leonardo da Vinci’den Escher’e birçok sanatçı ağaç damarlarında, taş kesitlerinde, çeşitli lekelerde, bulutlarda örüntü bulmaya çalışmışlar. Bu ne anlama geliyor? Bilim adamları ve sanatçılar hangi ortak özellikler taşıyorlar? Bizim gibi, bilgisayar programları hatta hayvanlar sanat ve hayattaki örüntüleri ayrıt edebiliyorlar mı? Bu ve benzeri sorulardan güzelliğin tanımına, altın orana, oradan da simetriye örüntüler ve bize yaşattıkları konuşuluyor.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Tekinsiz!</title>
      <itunes:episode>5</itunes:episode>
      <podcast:episode>5</podcast:episode>
      <itunes:title>Tekinsiz!</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">ad2f2147-5852-41f3-b959-c17eefd446b6</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/4cc9616d</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>23 Mayıs 2016’te “Tekinsiz nedir?" İlk kez bu programda “Trigger Warning” yapıyoruz yani geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimleri hatırlatabilir uyarısında bulunuyoruz. Tekin ya da “Heimlich” olmak, tanıdık olma veya olmamanın evle ne ilgisi var, içeriye atılan tekin mi ki tekinsiz olumsuz olsun? Freud’un içimizdeki öteki tarifi, tekinsizin korku ile ilişkisi. Sanatta kullanılan tekinsiz motifleri. Ölüm ya da daha çok ölünün dirilmesi, Hoffman’ın Kum Adam’ı, Kubrick, Alfred Hitchcock, Bunuel’in sineması ve dahası… </p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>23 Mayıs 2016’te “Tekinsiz nedir?" İlk kez bu programda “Trigger Warning” yapıyoruz yani geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimleri hatırlatabilir uyarısında bulunuyoruz. Tekin ya da “Heimlich” olmak, tanıdık olma veya olmamanın evle ne ilgisi var, içeriye atılan tekin mi ki tekinsiz olumsuz olsun? Freud’un içimizdeki öteki tarifi, tekinsizin korku ile ilişkisi. Sanatta kullanılan tekinsiz motifleri. Ölüm ya da daha çok ölünün dirilmesi, Hoffman’ın Kum Adam’ı, Kubrick, Alfred Hitchcock, Bunuel’in sineması ve dahası… </p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:26:24 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/4cc9616d/1e5a8736.mp3" length="51821688" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>3239</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>23 Mayıs 2016’te “Tekinsiz nedir?" İlk kez bu programda “Trigger Warning” yapıyoruz yani geçmişte yaşanmış olumsuz deneyimleri hatırlatabilir uyarısında bulunuyoruz. Tekin ya da “Heimlich” olmak, tanıdık olma veya olmamanın evle ne ilgisi var, içeriye atılan tekin mi ki tekinsiz olumsuz olsun? Freud’un içimizdeki öteki tarifi, tekinsizin korku ile ilişkisi. Sanatta kullanılan tekinsiz motifleri. Ölüm ya da daha çok ölünün dirilmesi, Hoffman’ın Kum Adam’ı, Kubrick, Alfred Hitchcock, Bunuel’in sineması ve dahası… </p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Yaratıcılık Meselesi!</title>
      <itunes:episode>4</itunes:episode>
      <podcast:episode>4</podcast:episode>
      <itunes:title>Yaratıcılık Meselesi!</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">0ff76e06-cab3-41ed-9629-2322318a405f</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/4aec570a</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>16 Mayıs 2016 yaratıcılığı enine boyuna konuştuğumuz tarih. Her insan yaratıcı olabilir mi? Yaratıcılığın ailevi bir temeli olabilir mi? Yaratıcılık ortak özellikler gerektirir mi? Zeka ile ilişkili midir? Peki ya bilinçli bir durumdan mı, bilinçdışının ortaya çıkmasından mı söz ediyoruz? Edison ile Cahit Sıtkı hangi konuda farklı düşünüyorlar? Emily Dickenson, Michaelangelo, yaratıcılıkları? Şiirler yazıp heykeller yapan insanla evrenin ilahi yaratıcısı arasında bir ilişki var mı? Cevaplardan daha fazla soru var gibi ama tartışıp ilerliyoruz. Patolojiye ilişki çalışmalar ise giriş niteliğinde çünkü arkası gelecek…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>16 Mayıs 2016 yaratıcılığı enine boyuna konuştuğumuz tarih. Her insan yaratıcı olabilir mi? Yaratıcılığın ailevi bir temeli olabilir mi? Yaratıcılık ortak özellikler gerektirir mi? Zeka ile ilişkili midir? Peki ya bilinçli bir durumdan mı, bilinçdışının ortaya çıkmasından mı söz ediyoruz? Edison ile Cahit Sıtkı hangi konuda farklı düşünüyorlar? Emily Dickenson, Michaelangelo, yaratıcılıkları? Şiirler yazıp heykeller yapan insanla evrenin ilahi yaratıcısı arasında bir ilişki var mı? Cevaplardan daha fazla soru var gibi ama tartışıp ilerliyoruz. Patolojiye ilişki çalışmalar ise giriş niteliğinde çünkü arkası gelecek…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 13:26:21 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/4aec570a/eca9b8e8.mp3" length="37952437" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2370</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>16 Mayıs 2016 yaratıcılığı enine boyuna konuştuğumuz tarih. Her insan yaratıcı olabilir mi? Yaratıcılığın ailevi bir temeli olabilir mi? Yaratıcılık ortak özellikler gerektirir mi? Zeka ile ilişkili midir? Peki ya bilinçli bir durumdan mı, bilinçdışının ortaya çıkmasından mı söz ediyoruz? Edison ile Cahit Sıtkı hangi konuda farklı düşünüyorlar? Emily Dickenson, Michaelangelo, yaratıcılıkları? Şiirler yazıp heykeller yapan insanla evrenin ilahi yaratıcısı arasında bir ilişki var mı? Cevaplardan daha fazla soru var gibi ama tartışıp ilerliyoruz. Patolojiye ilişki çalışmalar ise giriş niteliğinde çünkü arkası gelecek…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Peki ya müzik ne hissettirir?</title>
      <itunes:episode>3</itunes:episode>
      <podcast:episode>3</podcast:episode>
      <itunes:title>Peki ya müzik ne hissettirir?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">7d3332be-dcb4-4f8c-b7a3-26ebc5955b2a</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/bbab8166</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>9 Mayıs 2016’de müzik bize ne hissettiriyor sorusuna ünlü “Ode to Jo” yani Neşeye Övgü ya da daha çok bilinen adıyla Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisini (re minor Op.125 veya Koral senfoni) çalarak Hitler’den Zizek’e “dünyanın tüm diktatörleri, baş teröristleri ve savaş suçlularının kucaklaşmasını sağlayan “sapkın, evrensel kardeşlik”duygusu”nu konuşuyoruz. Nietsche, Oliver Sacks ve Müzikofili, müziğin tedavi edici olup olmadığı hatta Farabi’nin “reçeteleri” bu bölümde duyacaklarınızın bir bölümü.</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>9 Mayıs 2016’de müzik bize ne hissettiriyor sorusuna ünlü “Ode to Jo” yani Neşeye Övgü ya da daha çok bilinen adıyla Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisini (re minor Op.125 veya Koral senfoni) çalarak Hitler’den Zizek’e “dünyanın tüm diktatörleri, baş teröristleri ve savaş suçlularının kucaklaşmasını sağlayan “sapkın, evrensel kardeşlik”duygusu”nu konuşuyoruz. Nietsche, Oliver Sacks ve Müzikofili, müziğin tedavi edici olup olmadığı hatta Farabi’nin “reçeteleri” bu bölümde duyacaklarınızın bir bölümü.</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 12:16:25 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/bbab8166/5c6f6283.mp3" length="37865905" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2364</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>9 Mayıs 2016’de müzik bize ne hissettiriyor sorusuna ünlü “Ode to Jo” yani Neşeye Övgü ya da daha çok bilinen adıyla Ludwig van Beethoven’ın 9. Senfonisini (re minor Op.125 veya Koral senfoni) çalarak Hitler’den Zizek’e “dünyanın tüm diktatörleri, baş teröristleri ve savaş suçlularının kucaklaşmasını sağlayan “sapkın, evrensel kardeşlik”duygusu”nu konuşuyoruz. Nietsche, Oliver Sacks ve Müzikofili, müziğin tedavi edici olup olmadığı hatta Farabi’nin “reçeteleri” bu bölümde duyacaklarınızın bir bölümü.</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
    <item>
      <title>Sanat bize ne hissettirir?</title>
      <itunes:episode>2</itunes:episode>
      <podcast:episode>2</podcast:episode>
      <itunes:title>Sanat bize ne hissettirir?</itunes:title>
      <itunes:episodeType>full</itunes:episodeType>
      <guid isPermaLink="false">b2dd891b-8d5e-444c-b5d0-cb2d2cb0ceb8</guid>
      <link>https://share.transistor.fm/s/1f6b86cb</link>
      <description>
        <![CDATA[<p>2 Mayıs 2016 tarihli ikinci programda sanat bize neler hissettirir, sanat karşısında olağan ruh hallerimizin yanı sıra patolojik ruh hallerinden söz edilecektir. Bazı sanatçıların sanat eserleri karşısında yaşadıkları gerçekten beklenmedik oluyor. Patolojik örnekler arasında Stendhal Sendromu, Stendhal ve Prosut’un eserlerinde söz ettikleri, Dostoyevski’nin Floransa’da yaşadıkları dikkat çekiyor. Freud’un Roma’da ve Akropolis’te yaşadıkları, Kudüs Sendromu, Don Kişot Sendromu, Yazar Tıkanması (Writers’ Block) da bonus…</p>]]>
      </description>
      <content:encoded>
        <![CDATA[<p>2 Mayıs 2016 tarihli ikinci programda sanat bize neler hissettirir, sanat karşısında olağan ruh hallerimizin yanı sıra patolojik ruh hallerinden söz edilecektir. Bazı sanatçıların sanat eserleri karşısında yaşadıkları gerçekten beklenmedik oluyor. Patolojik örnekler arasında Stendhal Sendromu, Stendhal ve Prosut’un eserlerinde söz ettikleri, Dostoyevski’nin Floransa’da yaşadıkları dikkat çekiyor. Freud’un Roma’da ve Akropolis’te yaşadıkları, Kudüs Sendromu, Don Kişot Sendromu, Yazar Tıkanması (Writers’ Block) da bonus…</p>]]>
      </content:encoded>
      <pubDate>Fri, 16 Feb 2024 12:15:20 +0300</pubDate>
      <author>Apaçık Radyo</author>
      <enclosure url="https://media.transistor.fm/1f6b86cb/0624c1d3.mp3" length="37940717" type="audio/mpeg"/>
      <itunes:author>Apaçık Radyo</itunes:author>
      <itunes:duration>2369</itunes:duration>
      <itunes:summary>
        <![CDATA[<p>2 Mayıs 2016 tarihli ikinci programda sanat bize neler hissettirir, sanat karşısında olağan ruh hallerimizin yanı sıra patolojik ruh hallerinden söz edilecektir. Bazı sanatçıların sanat eserleri karşısında yaşadıkları gerçekten beklenmedik oluyor. Patolojik örnekler arasında Stendhal Sendromu, Stendhal ve Prosut’un eserlerinde söz ettikleri, Dostoyevski’nin Floransa’da yaşadıkları dikkat çekiyor. Freud’un Roma’da ve Akropolis’te yaşadıkları, Kudüs Sendromu, Don Kişot Sendromu, Yazar Tıkanması (Writers’ Block) da bonus…</p>]]>
      </itunes:summary>
      <itunes:keywords>Psychology </itunes:keywords>
      <itunes:explicit>No</itunes:explicit>
    </item>
  </channel>
</rss>
